2872. Hadis
حَدَّثَنَا مَالِكُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، عَنْ حُمَيْدٍ، عَنْ أَنَسٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ كَانَ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم نَاقَةٌ تُسَمَّى الْعَضْبَاءَ لاَ تُسْبَقُ ـ قَالَ حُمَيْدٌ أَوْ لاَ تَكَادُ تُسْبَقُ ـ فَجَاءَ أَعْرَابِيٌّ عَلَى قَعُودٍ فَسَبَقَهَا، فَشَقَّ ذَلِكَ عَلَى الْمُسْلِمِينَ، حَتَّى عَرَفَهُ فَقَالَ " حَقٌّ عَلَى اللَّهِ أَنْ لاَ يَرْتَفِعَ شَىْءٌ مِنَ الدُّنْيَا إِلاَّ وَضَعَهُ ". طَوَّلَهُ مُوسَى عَنْ حَمَّادٍ عَنْ ثَابِتٍ عَنْ أَنَسٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم.
Mâlik b. İsmail bize tahdis etti. [Dedi ki]: Züheyr bize tahdis etti. [O] Humeyd'den, [o] Enes —radıyallâhu anh—'dan nakletti ki: “Nebi —sallallâhu aleyhi ve sellem—'in ‘el-Adbâ’ denilen bir devesi vardı ki hiç geçilmezdi —Humeyd dedi ki: veya [neredeyse] hiç geçilmezdi—. Derken bir bedevi, binek devesi üzerinde geldi ve onu geçti. Bu durum Müslümanlara ağır geldi. Hatta [Peygamber] bunu fark etti ve şöyle buyurdu: ‘Dünyadan yükselen hiçbir şey yoktur ki, Allah'ın onu alçaltması [kendi] üzerine bir hak olmasın.’” Musa, bunu Hammad'dan, [o] Sabit'ten, [o] Enes'ten, [o da] Nebi —sallallâhu aleyhi ve sellem—'den naklederek uzatmıştır.