2975. Hadis
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا حَاتِمُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي عُبَيْدٍ، عَنْ سَلَمَةَ بْنِ الأَكْوَعِ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ كَانَ عَلِيٌّ ـ رضى الله عنه ـ تَخَلَّفَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي خَيْبَرَ، وَكَانَ بِهِ رَمَدٌ، فَقَالَ أَنَا أَتَخَلَّفُ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَخَرَجَ عَلِيٌّ فَلَحِقَ بِالنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم، فَلَمَّا كَانَ مَسَاءُ اللَّيْلَةِ الَّتِي فَتَحَهَا فِي صَبَاحِهَا، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لأُعْطِيَنَّ الرَّايَةَ ـ أَوْ قَالَ لَيَأْخُذَنَّ ـ غَدًا رَجُلٌ يُحِبُّهُ اللَّهُ وَرَسُولُهُ ـ أَوْ قَالَ يُحِبُّ اللَّهَ وَرَسُولَهُ ـ يَفْتَحُ اللَّهُ عَلَيْهِ ". فَإِذَا نَحْنُ بِعَلِيٍّ، وَمَا نَرْجُوهُ، فَقَالُوا هَذَا عَلِيٌّ، فَأَعْطَاهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم، فَفَتَحَ اللَّهُ عَلَيْهِ.
Bize Kuteybe tahdis etti. Bize Hâtim b. İsmâil, Yezîd b. Ebî Ubeyd’den, o da Seleme b. el-Ekva’dan —radıyallâhu anh— [naklederek şunları] tahdis etti: Ali —radıyallâhu anh— gözündeki rahatsızlık (remed) sebebiyle Hayber’de Nebi —sallallâhu aleyhi ve sellem—’den geri kalmıştı. [Kendi kendine]: "Resûlullah —sallallâhu aleyhi ve sellem—’den geri mi kalacağım?" deyip yola çıktı ve Nebi —sallallâhu aleyhi ve sellem—’e yetişti. [Hayber’in] fethedildiği sabahın öncesindeki akşamda Resûlullah —sallallâhu aleyhi ve sellem— şöyle buyurdu: "Yarın sancağı (râye) muhakkak Allah ve Resûlü’nün sevdiği —veya; Allah ve Resûlü’nü seven— bir adama vereceğim ve Allah onun eliyle fethi müyesser kılacak." Bir de baktık ki Ali gelmiş; halbuki biz onun gelmesini beklemiyorduk. "İşte Ali!" dediler. Bunun üzerine Resûlullah —sallallâhu aleyhi ve sellem— sancağı ona verdi ve Allah onun eliyle fethi nasip etti.