3190. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ كَثِيرٍ، أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ، عَنْ جَامِعِ بْنِ شَدَّادٍ، عَنْ صَفْوَانَ بْنِ مُحْرِزٍ، عَنْ عِمْرَانَ بْنِ حُصَيْنٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ جَاءَ نَفَرٌ مِنْ بَنِي تَمِيمٍ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " يَا بَنِي تَمِيمٍ، أَبْشِرُوا ". قَالُوا بَشَّرْتَنَا فَأَعْطِنَا. فَتَغَيَّرَ وَجْهُهُ، فَجَاءَهُ أَهْلُ الْيَمَنِ، فَقَالَ " يَا أَهْلَ الْيَمَنِ، اقْبَلُوا الْبُشْرَى إِذْ لَمْ يَقْبَلْهَا بَنُو تَمِيمٍ ". قَالُوا قَبِلْنَا. فَأَخَذَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يُحَدِّثُ بَدْءَ الْخَلْقِ وَالْعَرْشِ، فَجَاءَ رَجُلٌ فَقَالَ يَا عِمْرَانُ، رَاحِلَتُكَ تَفَلَّتَتْ، لَيْتَنِي لَمْ أَقُمْ.
Bize Muhammed b. Kesîr tahdis etti. Bize Süfyân haber verdi. Câmi' b. Şeddâd’dan, o Safvân b. Muhriz’den, o da İmrân b. Husayn’dan —radıyallâhu anhumâ— şöyle nakletti: Benî Temîm kabilesinden bir heyet Nebi —sallallâhu aleyhi ve sellem—’in huzuruna geldi. Efendimiz: 'Ey Benî Temîm! Müjdeler olsun size!' buyurdu. Onlar: 'Bize (cenneti) müjdeledin, öyleyse (ihtiyacımız olan) ihsanı [malı] da ver!' dediler. Bu cevap üzerine Peygamberimizin mübarek yüzünün rengi (memnuniyetsizliğinden) değişti. Derken bir grup Yemenli geldi. Efendimiz onlara: 'Ey Yemen ehli! Benî Temîm’in (manada) kabulden kaçındığı müjdeyi siz kabul edin!' buyurdu. Onlar: 'Kabul ettik ya Resûlullah!' dediler. Bunun üzerine Nebi —sallallâhu aleyhi ve sellem— onlara yaratılışın başlangıcı ve Arş hakkında bilgiler vermeye başladı. (İmrân der ki:) O sırada (dışarıdan) bir adam gelip: 'Ey İmrân! Bineğin bağından kurtulup kaçtı!' diye seslendi. (Bunun üzerine ben kalkıp gitmek zorunda kaldım.) Keşke Efendimiz'in sözlerini dinlemeye devam edip yerimden hiç kalkmasaydım!'