3258. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ مُهَاجِرٍ أَبِي الْحَسَنِ، قَالَ سَمِعْتُ زَيْدَ بْنَ وَهْبٍ، يَقُولُ سَمِعْتُ أَبَا ذَرٍّ ـ رضى الله عنه ـ يَقُولُ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فِي سَفَرٍ فَقَالَ " أَبْرِدْ ". ثُمَّ قَالَ " أَبْرِدْ ". حَتَّى فَاءَ الْفَىْءُ، يَعْنِي لِلتُّلُولِ، ثُمَّ قَالَ " أَبْرِدُوا بِالصَّلاَةِ، فَإِنَّ شِدَّةَ الْحَرِّ مِنْ فَيْحِ جَهَنَّمَ ".
Bize Ebü’l-Velîd tahdis etti. Bize Şu'be, Muhâcir Ebü’l-Hasan’dan tahdis etti; o Zeyd b. Vehb’den, o da Ebû Zer’den —radıyallâhu anh— şöyle işittiğini nakletti: Nebi —sallallâhu aleyhi ve sellem— bir yolculuktaydı; (öğle vakti gelince müezzine) 'Serinliği bekle!' buyurdu. Sonra tekrar 'Serinliği bekle!' buyurdu. Nihayet tepelerin gölgeleri meyledinceye (sıcaklık kırılıncaya) kadar bekledi ve şöyle buyurdu: 'Namazı serinliğe bırakarak kılınız; çünkü sıcağın şiddeti, cehennemin (hararetinin) nefesindendir.'