Menkıbeler (Faziletler)

El-Buhari · Sahih-i Buhari (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

3500. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ كَانَ مُحَمَّدُ بْنُ جُبَيْرِ بْنِ مُطْعِمٍ يُحَدِّثُ أَنَّهُ بَلَغَ مُعَاوِيَةَ وَهْوَ عِنْدَهُ فِي وَفْدٍ مِنْ قُرَيْشٍ أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ يُحَدِّثُ أَنَّهُ سَيَكُونُ مَلِكٌ مِنْ قَحْطَانَ، فَغَضِبَ مُعَاوِيَةُ، فَقَامَ فَأَثْنَى عَلَى اللَّهِ بِمَا هُوَ أَهْلُهُ، ثُمَّ قَالَ أَمَّا بَعْدُ فَإِنَّهُ بَلَغَنِي أَنَّ رِجَالاً مِنْكُمْ يَتَحَدَّثُونَ أَحَادِيثَ لَيْسَتْ فِي كِتَابِ اللَّهِ، وَلاَ تُؤْثَرُ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم، فَأُولَئِكَ جُهَّالُكُمْ، فَإِيَّاكُمْ وَالأَمَانِيَّ الَّتِي تُضِلُّ أَهْلَهَا، فَإِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ إِنَّ هَذَا الأَمْرَ فِي قُرَيْشٍ، لاَ يُعَادِيهِمْ أَحَدٌ إِلاَّ كَبَّهُ اللَّهُ عَلَى وَجْهِهِ، مَا أَقَامُوا الدِّينَ ‏"‏‏.‏

Ebu'l-Yeman bize tahdis etti. [O dedi ki]: Şuayb bize haber verdi. [O], Zühri'den [nakletti]. [O] dedi ki: Muhammed b. Cübeyr b. Mut'im şöyle anlatıyordu: Kendisinin Kureyş'ten bir heyet içinde Muaviye'nin yanında bulunduğu sırada, Muaviye'ye; Abdullah b. Amr b. el-As'ın 'Kahtan'dan bir melik (kral) çıkacak' diye rivayet ettiği haberi ulaştı. Muaviye [buna] öfkelendi, ayağa kalktı, Allah'a layık olduğu şekilde sena etti, sonra dedi ki: 'Amma ba'du! Bana ulaştı ki, içinizden bazı adamlar Allah'ın Kitabı'nda olmayan ve Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'den de nakledilmeyen birtakım sözler rivayet ediyorlarmış. İşte onlar sizin cahillerinizdir. Sizi sahiplerini saptıran [boş] kuruntulardan sakındırırım. Zira ben Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken işittim: Bu iş (yönetim) Kureyş'tedir. Dini ayakta tuttukları sürece, kim onlara düşmanlık ederse Allah onu mutlaka yüzüstü [yere] çarpar.'