3542. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، عَنْ عُمَرَ بْنِ سَعِيدِ بْنِ أَبِي حُسَيْنٍ، عَنِ ابْنِ أَبِي مُلَيْكَةَ، عَنْ عُقْبَةَ بْنِ الْحَارِثِ، قَالَ صَلَّى أَبُو بَكْرٍ ـ رضى الله عنه ـ الْعَصْرَ، ثُمَّ خَرَجَ يَمْشِي فَرَأَى الْحَسَنَ يَلْعَبُ مَعَ الصِّبْيَانِ، فَحَمَلَهُ عَلَى عَاتِقِهِ وَقَالَ بِأَبِي شَبِيهٌ بِالنَّبِيِّ لاَ شَبِيهٌ بِعَلِيٍّ. وَعَلِيٌّ يَضْحَكُ.
Ebu Asım bize tahdis etti. [O], Ömer b. Said b. Ebi Hüseyin'den; [o], İbn Ebi Müleyke'den; [o da] Ukbe b. el-Haris'ten [nakletti]. [O] dedi ki: Ebu Bekir radıyallahu anh ikindi namazını kıldı, sonra yürüyerek dışarı çıktı. Hasan'ı çocuklarla oynarken gördü. Onu omzuna aldı ve: 'Babam sana feda olsun! Nebi'ye benziyor, Ali'ye benzemiyor' dedi. Ali de (buna) gülüyordu.