3551. Hadis
حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عُمَرَ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الْبَرَاءِ بْنِ عَازِبٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم مَرْبُوعًا، بَعِيدَ مَا بَيْنَ الْمَنْكِبَيْنِ، لَهُ شَعَرٌ يَبْلُغُ شَحْمَةَ أُذُنِهِ، رَأَيْتُهُ فِي حُلَّةٍ حَمْرَاءَ، لَمْ أَرَ شَيْئًا قَطُّ أَحْسَنَ مِنْهُ. قَالَ يُوسُفُ بْنُ أَبِي إِسْحَاقَ عَنْ أَبِيهِ إِلَى مَنْكِبَيْهِ.
Hafs b. Ömer bize tahdis etti. [O dedi ki]: Şu'be bize tahdis etti. [O], Ebu İshak'tan; [o da] Bera b. Azib radıyallahu anhuma'dan [nakletti]. [O] dedi ki: 'Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem orta boyluydu. İki omzunun arası genişti. Kulak yumuşağına ulaşan saçı vardı. Onu kırmızı bir takım elbise (hulle) içinde gördüm. Asla ondan daha güzel bir şey görmedim.' Yusuf b. Ebi İshak, babasından [naklederek]: '(Saçı) omuzlarına kadar (ulaşıyordu)' dedi.