3567. Hadis
حَدَّثَنِي الْحَسَنُ بْنُ صَبَّاحٍ الْبَزَّارُ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ يُحَدِّثُ حَدِيثًا لَوْ عَدَّهُ الْعَادُّ لأَحْصَاهُ. وَقَالَ اللَّيْثُ حَدَّثَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَنَّهُ قَالَ أَخْبَرَنِي عُرْوَةُ بْنُ الزُّبَيْرِ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّهَا قَالَتْ أَلاَ يُعْجِبُكَ أَبُو فُلاَنٍ جَاءَ فَجَلَسَ إِلَى جَانِبِ حُجْرَتِي يُحَدِّثُ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم، يُسْمِعُنِي ذَلِكَ وَكُنْتُ أُسَبِّحُ فَقَامَ قَبْلَ أَنْ أَقْضِيَ سُبْحَتِي، وَلَوْ أَدْرَكْتُهُ لَرَدَدْتُ عَلَيْهِ، إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَمْ يَكُنْ يَسْرُدُ الْحَدِيثَ كَسَرْدِكُمْ.
Hasan b. Sabbah el-Bezzar bana tahdis etti. [O dedi ki]: Sufyan bize tahdis etti. [O], Zühri'den; [o], Urve'den; [o da] Aişe radıyallahu anha'dan [nakletti] ki; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem öyle (tane tane) konuşurdu ki, sayan kişi (kelimelerini) saysaydı sayabilirdi. Leys dedi ki: Yunus bana tahdis etti. [O], İbn Şihab'dan [nakletti]. O dedi ki: Urve b. Zübeyr bana Aişe'den haber verdi ki, o şöyle dedi: 'Şu falan adama şaşmaz mısın? Geldi, odamın yanına oturdu ve Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'den hadis nakletmeye başladı. Bunu bana işittiriyordu. Ben o sırada tesbih çekiyordum (nafile namaz kılıyordum). Ben tesbihimi bitirmeden kalktı gitti. Eğer ona yetişseydim, ona itiraz ederdim. Muhakkak ki Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem sözü sizin gibi hızlıca sıralayıp geçmezdi.'