3957. Hadis
حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ خَالِدٍ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، حَدَّثَنَا أَبُو إِسْحَاقَ، قَالَ سَمِعْتُ الْبَرَاءَ ـ رضى الله عنه ـ يَقُولُ حَدَّثَنِي أَصْحَابُ، مُحَمَّدٍ صلى الله عليه وسلم مِمَّنْ شَهِدَ بَدْرًا أَنَّهُمْ كَانُوا عِدَّةَ أَصْحَابِ طَالُوتَ الَّذِينَ جَازُوا مَعَهُ النَّهَرَ، بِضْعَةَ عَشَرَ وَثَلاَثَمِائَةٍ. قَالَ الْبَرَاءُ لاَ وَاللَّهِ مَا جَاوَزَ مَعَهُ النَّهَرَ إِلاَّ مُؤْمِنٌ.
Amr b. Hâlid bize söyledi, [dedi ki]: Züheyr bize söyledi, [dedi ki]: Ebû İshak bize söyledi; [o] el-Berâ [b. Âzib] radıyallahu anh'ı şöyle derken işitmiş: Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem'in ashabından olup Bedir'e katılanlar bana haber verdiler ki; onlar [Bedir ehli], [sayıca] Tâlût ile beraber nehri geçen ashabının sayısı kadar, [yani] üç yüz on küsur kişiydiler. el-Berâ der ki: 'Vallahi, onunla [Tâlût ile] beraber o nehri ancak gerçek müminler geçmişti [Bedir ashabı da öyledir].'