4047. Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ شَقِيقٍ، عَنْ خَبَّابٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ هَاجَرْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَبْتَغِي وَجْهَ اللَّهِ، فَوَجَبَ أَجْرُنَا عَلَى اللَّهِ، وَمِنَّا مَنْ مَضَى أَوْ ذَهَبَ لَمْ يَأْكُلْ مِنْ أَجْرِهِ شَيْئًا، كَانَ مِنْهُمْ مُصْعَبُ بْنُ عُمَيْرٍ قُتِلَ يَوْمَ أُحُدٍ، لَمْ يَتْرُكْ إِلاَّ نَمِرَةً، كُنَّا إِذَا غَطَّيْنَا بِهَا رَأْسَهُ خَرَجَتْ رِجْلاَهُ، وَإِذَا غُطِّيَ بِهَا رِجْلاَهُ خَرَجَ رَأْسُهُ، فَقَالَ لَنَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " غَطُّوا بِهَا رَأْسَهُ، وَاجْعَلُوا عَلَى رِجْلِهِ الإِذْخِرَ ـ أَوْ قَالَ أَلْقُوا عَلَى رِجْلِهِ مِنَ الإِذْخِرِ ". وَمِنَّا مَنْ قَدْ أَيْنَعَتْ لَهُ ثَمَرَتُهُ فَهْوَ يَهْدُبُهَا.
Ahmed b. Yûnus bize söyledi, [dedi ki]: Züheyr [b. Muâviye] bize söyledi, [dedi ki]: el-A'meş bize Şakîk'ten, o da Habbâb radıyallahu anh'tan [şöyle] nakletti: Biz sırf Allah rızasını dileyerek Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikte hicret ettik; artık mükafatımız Allah'a aittir. İçimizden öyleleri [vefat edip] gitti ki, [dünyada] bu ecirlerinden hiçbir şey yemediler [tatmadılar]. Mus'ab b. Umeyr onlardandı; Uhud günü şehit oldu ve geride çizgili küçük bir hırkadan [nemire] başka bir şey bırakmadı. Onunla başını örtmeye kalksak ayakları, ayaklarını örtmeye kalksak başı açıkta kalıyordu. Bunun üzerine Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem bize: 'Onunla başını örtün, ayaklarının üzerine de izhir otu koyun!' buyurdu. Bizden [hayatta kalıp da] meyveleri olgunlaşmış olanlar da vardır ki onlar şimdi bu meyveleri devşirmektedirler [dünya nimetlerinden yararlanmaktadırlar].