4068. Hadis
وَقَالَ لِي خَلِيفَةُ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، حَدَّثَنَا سَعِيدٌ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ، عَنْ أَبِي طَلْحَةَ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ كُنْتُ فِيمَنْ تَغَشَّاهُ النُّعَاسُ يَوْمَ أُحُدٍ، حَتَّى سَقَطَ سَيْفِي مِنْ يَدِي مِرَارًا، يَسْقُطُ وَآخُذُهُ، وَيَسْقُطُ فَآخُذُهُ.
Halîfe [b. Hayyât] bana dedi ki: Yezîd b. Zürey' bize söyledi, [dedi ki]: Saîd bize Katâde'den, o Enes'ten, o da Ebû Talha radıyallahu anhumâ'dan [şöyle] nakletti: Ebû Talha dedi ki: 'Uhud günü [üzerimize bir emniyet ve sekînet olarak indirilen] uyuklamanın [nuâs] kapladığı kimselerden biri de bendim. Öyle ki kılıcım elimden defalarca düştü; o yere düşüyor ben onu alıyordum, tekrar düşüyor ben yine alıyordum.'