4092. Hadis
حَدَّثَنِي حِبَّانُ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، قَالَ حَدَّثَنِي ثُمَامَةُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَنَسٍ، أَنَّهُ سَمِعَ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ يَقُولُ لَمَّا طُعِنَ حَرَامُ بْنُ مِلْحَانَ ـ وَكَانَ خَالَهُ ـ يَوْمَ بِئْرِ مَعُونَةَ قَالَ بِالدَّمِ هَكَذَا، فَنَضَحَهُ عَلَى وَجْهِهِ وَرَأْسِهِ، ثُمَّ قَالَ فُزْتُ وَرَبِّ الْكَعْبَةِ.
Hibbân b. Mûsâ bana söyledi, [dedi ki]: Abdullâh [b. el-Mübârek] bize haber verdi, [dedi ki]: Ma'mer bize haber verdi, [dedi ki]: Sümâme b. Abdullâh b. Enes bana nakletti. [Sümâme] Enes b. Mâlik radıyallahu anh'ın şöyle dediğini işitmiştir: 'Bi'r-i Maûne günü dayım Harâm b. Milhân mızrakla vurulduğunda; kanını [avucuyla] şöyle aldı ve yüzüne, başına sürdü. Sonra da: "Kâbe'nin Rabbine andolsun ki kazandım!" dedi.'