4131. Hadis
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ الْقَطَّانُ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ الأَنْصَارِيِّ، عَنِ الْقَاسِمِ بْنِ مُحَمَّدٍ، عَنْ صَالِحِ بْنِ خَوَّاتٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ أَبِي حَثْمَةَ، قَالَ يَقُومُ الإِمَامُ مُسْتَقْبِلَ الْقِبْلَةِ، وَطَائِفَةٌ مِنْهُمْ مَعَهُ وَطَائِفَةٌ مِنْ قِبَلِ الْعَدُوِّ، وُجُوهُهُمْ إِلَى الْعَدُوِّ، فَيُصَلِّي بِالَّذِينَ مَعَهُ رَكْعَةً، ثُمَّ يَقُومُونَ، فَيَرْكَعُونَ لأَنْفُسِهِمْ رَكْعَةً وَيَسْجُدُونَ سَجْدَتَيْنِ فِي مَكَانِهِمْ، ثُمَّ يَذْهَبُ هَؤُلاَءِ إِلَى مَقَامِ أُولَئِكَ فَيَرْكَعُ بِهِمْ رَكْعَةً، فَلَهُ ثِنْتَانِ، ثُمَّ يَرْكَعُونَ وَيَسْجُدُونَ سَجْدَتَيْنِ. حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ صَالِحِ بْنِ خَوَّاتٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ أَبِي حَثْمَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم. حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ عُبَيْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنِي ابْنُ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ يَحْيَى، سَمِعَ الْقَاسِمَ، أَخْبَرَنِي صَالِحُ بْنُ خَوَّاتٍ، عَنْ سَهْلٍ، حَدَّثَهُ قَوْلَهُ.
Müsedded bize söyledi, [dedi ki]: Yahyâ b. Saîd el-Kattân bize Yahyâ b. Saîd el-Ensârî'den, o Kâsım b. Muhammed'den, o Sâlih b. Havvât'tan, o da Sehl b. Ebî Hasme'den [nakletti]. [Sehl] dedi ki: 'İmam kıbleye dönerek namaza durur. [Askerlerden] bir grup onunla beraber, bir grup da yüzleri düşmana dönük olarak düşman tarafında durur. İmam yanındakilere bir rekât kıldırır. Sonra [imam ikinci rekât için] kalkar; cemaat [kendi başlarına kalkıp] kendileri için bir rekât rükû ve iki secde yaparlar [namazlarını tamamlarlar], bunu oldukları yerde yaparlar. Sonra bu grup gider, diğer grubun yerine geçer. İmam [diğer gruba] bir rekât kıldırır; böylece imamın iki rekâtı olur. Sonra [ikinci grup] rükû eder ve iki secde yaparlar [kendi namazlarını tamamlarlar].' Müsedded bize söyledi, [dedi ki]: Yahyâ bize Şu'be'den, o Abdurrahmân b. el-Kâsım'dan, o babasından, o Sâlih b. Havvât'tan, o Sehl b. Ebî Hasme'den, o da Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem'den [bunu nakletmiştir]. Muhammed b. Ubeydullah bana söyledi, [dedi ki]: İbn Ebî Hâzim bana Yahyâ'dan anlattı, o Kâsım'dan işitmiştir; [Kâsım dedi ki:] Sâlih b. Havvât bana Sehl'den haber verdi; o [Sehl] bunu kendi sözü olarak anlatmıştır.