4142. Hadis
حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالَ أَمْلَى عَلَىَّ هِشَامُ بْنُ يُوسُفَ مِنْ حِفْظِهِ أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ قَالَ لِي الْوَلِيدُ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ أَبَلَغَكَ أَنَّ عَلِيًّا، كَانَ فِيمَنْ قَذَفَ عَائِشَةَ قُلْتُ لاَ. وَلَكِنْ قَدْ أَخْبَرَنِي رَجُلاَنِ مِنْ قَوْمِكِ أَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ وَأَبُو بَكْرِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْحَارِثِ أَنَّ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ قَالَتْ لَهُمَا كَانَ عَلِيٌّ مُسَلِّمًا فِي شَأْنِهَا. فَرَاجَعُوهُ فَلَمْ يَرْجِعْ وَقَالَ مُسَلِّمًا بِلَا شَكٍّ فِيهِ وَعَلَيْهِ كَانَ فِي أَصْلِ الْعَتِيقِ كَذَلِكَ
Abdullâh b. Muhammed bana anlattı, [dedi ki]: Hişâm b. Yûsuf ezberinden bana yazdırdı; [ona da] Ma‘mer, ez-Zührî’den haber vermiş. [Ez-Zührî] dedi ki: Velîd b. Abdilmelik bana: "Ali’nin, Âişe’ye iftira atanlar arasında olduğu sana ulaştı mı?" dedi. Ben: "Hayır! Lakin senin kavminden iki adam –Ebû Seleme b. Abdirrahmân ve Ebû Bekir b. Abdirrahmân b. el-Hâris– bana haber verdi ki, Âişe radıyallahu anhâ onlara şöyle demiştir: 'Ali, onun (Âişe’nin) meselesinde [iftiradan] uzaktı (selamette idi)' [dedim]." [Ravi dedi ki]: Ona (Zührî’ye bu konuda) itiraz ettiler ama o geri dönmedi ve: "Şüphesiz [iftiradan] uzaktı (bu konuda selamette idi)" dedi. Eski asıl nüshada da böyle idi.