4194. Hadis
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا حَاتِمٌ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي عُبَيْدٍ، قَالَ سَمِعْتُ سَلَمَةَ بْنَ الأَكْوَعِ، يَقُولُ خَرَجْتُ قَبْلَ أَنْ يُؤَذَّنَ، بِالأُولَى، وَكَانَتْ لِقَاحُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم تَرْعَى بِذِي قَرَدٍ ـ قَالَ ـ فَلَقِيَنِي غُلاَمٌ لِعَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ فَقَالَ أُخِذَتْ لِقَاحُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قُلْتُ مَنْ أَخَذَهَا قَالَ غَطَفَانُ. قَالَ فَصَرَخْتُ ثَلاَثَ صَرَخَاتٍ ـ يَا صَبَاحَاهْ ـ قَالَ فَأَسْمَعْتُ مَا بَيْنَ لاَبَتَىِ الْمَدِينَةِ، ثُمَّ انْدَفَعْتُ عَلَى وَجْهِي حَتَّى أَدْرَكْتُهُمْ وَقَدْ أَخَذُوا يَسْتَقُونَ مِنَ الْمَاءِ، فَجَعَلْتُ أَرْمِيهِمْ بِنَبْلِي، وَكُنْتُ رَامِيًا، وَأَقُولُ أَنَا ابْنُ الأَكْوَعْ، الْيَوْمُ يَوْمُ الرُّضَّعْ. وَأَرْتَجِزُ حَتَّى اسْتَنْقَذْتُ اللِّقَاحَ مِنْهُمْ، وَاسْتَلَبْتُ مِنْهُمْ ثَلاَثِينَ بُرْدَةً، قَالَ وَجَاءَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَالنَّاسُ فَقُلْتُ يَا نَبِيَّ اللَّهِ قَدْ حَمَيْتُ الْقَوْمَ الْمَاءَ وَهُمْ عِطَاشٌ، فَابْعَثْ إِلَيْهِمُ السَّاعَةَ. فَقَالَ " يَا ابْنَ الأَكْوَعِ، مَلَكْتَ فَأَسْجِحْ ". قَالَ ثُمَّ رَجَعْنَا وَيُرْدِفُنِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى نَاقَتِهِ حَتَّى دَخَلْنَا الْمَدِينَةَ.
Kuteybe b. Saîd bize anlattı, [dedi ki]: Hâtim bize Yezîd b. Ebî Ubeyd’den anlattı, [dedi ki]: Seleme b. el-Ekva‘ı şöyle derken işittim: "(Sabah namazı için) ilk ezan okunmadan önce dışarı çıktım. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in sağmal develeri Zû Kared’de otluyordu." [Seleme] dedi ki: "Abdurrahman b. Avf’ın kölesi (bana) rastladı ve: 'Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in develeri alındı (kaçırıldı)' dedi. 'Onları kim aldı?' dedim. 'Gatafân (kabilesi)' dedi." [Seleme] dedi ki: "Bunun üzerine üç defa 'Yâ Sabâhâh! (Ey sabahın felaketi/İmdat!)' diye bağırdım." [Seleme] dedi ki: "Medine’nin iki kara taşlığı (Lâbeteyn) arasındakilere (sesimi) duyurdum. Sonra yüzümün doğrultusuna (önüme) fırladım (hızla koştum), nihayet onlara yetiştim. Onlar sudan içmeye başlamışlardı. Onlara oklarımı atmaya başladım –ki ben iyi ok atıcıydım– ve şöyle diyordum: 'Ben Ekva‘ın oğluyum! Bugün alçakların (helak) günüdür!' Recez (şiir) okuyordum. Nihayet develeri onlardan kurtardım ve onlardan (ganimet olarak) otuz bürde (kaftan/örtü) aldım." [Seleme] dedi ki: "Sonra Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem ve insanlar geldi. 'Ey Allah’ın Nebisi! Ben topluluğu sudan alıkoydum (yaklaştırmadım), onlar susuzdurlar. Şimdi (hemen) onlara (bir birlik) gönder' dedim. Bunun üzerine [Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem]: 'Ey Ekva‘ın oğlu! (Düşmana) sahip (güçlü) oldun, artık (ihsan et) yumuşak davran' buyurdu." [Seleme] dedi ki: "Sonra döndük. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem beni devesinin arkasına bindirdi, nihayet Medine’ye girdik."