4438. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ، حَدَّثَنَا عَفَّانُ، عَنْ صَخْرِ بْنِ جُوَيْرِيَةَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، دَخَلَ عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ أَبِي بَكْرٍ عَلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَأَنَا مُسْنِدَتُهُ إِلَى صَدْرِي، وَمَعَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ سِوَاكٌ رَطْبٌ يَسْتَنُّ بِهِ، فَأَبَدَّهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَصَرَهُ، فَأَخَذْتُ السِّوَاكَ فَقَصَمْتُهُ وَنَفَضْتُهُ وَطَيَّبْتُهُ، ثُمَّ دَفَعْتُهُ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَاسْتَنَّ بِهِ، فَمَا رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم اسْتَنَّ اسْتِنَانًا قَطُّ أَحْسَنَ مِنْهُ، فَمَا عَدَا أَنْ فَرَغَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَفَعَ يَدَهُ أَوْ إِصْبَعَهُ ثُمَّ قَالَ " فِي الرَّفِيقِ الأَعْلَى ". ثَلاَثًا ثُمَّ قَضَى، وَكَانَتْ تَقُولُ مَاتَ بَيْنَ حَاقِنَتِي وَذَاقِنَتِي.
Bize Muhammed anlattı, bize Affân anlattı, o Sahr b. Cüveyriye’den, o Abdurrahman b. Kâsım’dan, o babasından, o Âişe’den [nakletti]. (Dedi ki): Ben Nebî’yi sallallâhu aleyhi ve sellem göğsüme dayamışken Abdurrahman b. Ebî Bekr huzuruna girdi. Abdurrahman’ın elinde dişlerini temizlediği yaş bir misvak vardı. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem gözünü ona (misvaka) dikti. Misvakı (Abdurrahman’dan) aldım, (ucunu) kırdım/ayırdım, (kırıntıları) silkeledim ve temizleyip (yumuşattım). Sonra Nebî’ye sallallâhu aleyhi ve sellem verdim. O da dişlerini onunla misvakladı. Resûlullah’ın sallallâhu aleyhi ve sellem (hiçbir zaman) bundan daha güzel misvaklandığını görmedim. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem (misvaklamayı) bitirir bitirmez elini veya parmağını kaldırdı, sonra: "Refîk-i A’lâ’da (Yüce Dost'la beraber)..." dedi. (Bunu) üç defa (tekrarladı). Sonra vefat etti. (Âişe): "(Başım ile) çenem arasında öldü," derdi.