4617. Hadis
حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا ابْنُ عُلَيَّةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ صُهَيْبٍ، قَالَ قَالَ أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ مَا كَانَ لَنَا خَمْرٌ غَيْرُ فَضِيخِكُمْ هَذَا الَّذِي تُسَمُّونَهُ الْفَضِيخَ. فَإِنِّي لَقَائِمٌ أَسْقِي أَبَا طَلْحَةَ وَفُلاَنًا وَفُلاَنًا إِذْ جَاءَ رَجُلٌ فَقَالَ وَهَلْ بَلَغَكُمُ الْخَبَرُ فَقَالُوا وَمَا ذَاكَ قَالَ حُرِّمَتِ الْخَمْرُ. قَالُوا أَهْرِقْ هَذِهِ الْقِلاَلَ يَا أَنَسُ. قَالَ فَمَا سَأَلُوا عَنْهَا وَلاَ رَاجَعُوهَا بَعْدَ خَبَرِ الرَّجُلِ.
Bize Yakub bin İbrahim tahdis etti, bize İbn Uleyye tahdis etti, bize Abdülaziz bin Suhayb tahdis etti, dedi ki: Enes bin Mâlik radıyallahu anh şöyle dedi: “(O zaman) bizim, şu sizin Fadîh (hurma koruğu şırası) dediğiniz fadîhinizden başka içkimiz (hamr) yoktu. Ben ayakta Ebu Talha ile falan ve falana içki sunuyordum. O sırada bir adam geldi ve: ‘Haber size ulaştı mı?’ dedi. Onlar: ‘Nedir o?’ dediler. Adam: ‘İçki (hamr) haram kılındı’ dedi. (Bunun üzerine) onlar: ‘Ey Enes! Şu küpleri dök’ dediler.” [Enes] dedi ki: “O adamın haberinden sonra artık (içki) hakkında (başka bir şey) sormadılar ve ona (bir daha) dönmediler.”