4626. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ كَثِيرٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، حَدَّثَنَا الْمُغِيرَةُ بْنُ النُّعْمَانِ، قَالَ حَدَّثَنِي سَعِيدُ بْنُ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِنَّكُمْ مَحْشُورُونَ، وَإِنَّ نَاسًا يُؤْخَذُ بِهِمْ ذَاتَ الشِّمَالِ، فَأَقُولُ كَمَا قَالَ الْعَبْدُ الصَّالِحُ {وَكُنْتُ عَلَيْهِمْ شَهِيدًا مَا دُمْتُ فِيهِمْ} إِلَى قَوْلِهِ {الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ }"
Bize Muhammed bin Kesîr tahdis etti, bize Süfyan tahdis etti, bize Muğîre bin en-Nu'man tahdis etti, dedi ki: Bana Saîd bin Cübeyr tahdis etti, o İbn Abbas'tan, o da Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den [naklen] buyurdu ki: “Sizler (mahşer yerinde) toplanacaksınız. Birtakım insanlar (yakalanıp) sol tarafa (cehenneme) götürülürler. Ben de Salih Kul'un (İsa'nın) dediği gibi derim: ‘Ben içlerinde bulunduğum sürece onlar üzerinde tanıktım...’ ayetinden ‘...Şüphesiz sen Azîz'sin, Hakîm'sin’ (el-Mâide, 117-118) sözüne kadar.”