4674. Hadis
حَدَّثَنَا مُؤَمَّلٌ ـ هُوَ ابْنُ هِشَامٍ ـ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَحَدَّثَنَا عَوْفٌ، حَدَّثَنَا أَبُو رَجَاءٍ، حَدَّثَنَا سَمُرَةُ بْنُ جُنْدُبٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَنَا " أَتَانِي اللَّيْلَةَ آتِيَانِ فَابْتَعَثَانِي، فَانْتَهَيْنَا إِلَى مَدِينَةٍ مَبْنِيَّةٍ بِلَبِنِ ذَهَبٍ وَلَبِنِ فِضَّةٍ، فَتَلَقَّانَا رِجَالٌ شَطْرٌ مِنْ خَلْقِهِمْ كَأَحْسَنِ مَا أَنْتَ رَاءٍ، وَشَطْرٌ كَأَقْبَحِ مَا أَنْتَ رَاءٍ قَالاَ لَهُمُ اذْهَبُوا فَقَعُوا فِي ذَلِكَ النَّهْرِ. فَوَقَعُوا فِيهِ ثُمَّ رَجَعُوا إِلَيْنَا قَدْ ذَهَبَ ذَلِكَ السُّوءُ عَنْهُمْ، فَصَارُوا فِي أَحْسَنِ صُورَةٍ قَالاَ لِي هَذِهِ جَنَّةُ عَدْنٍ، وَهَذَاكَ مَنْزِلُكَ قَالاَ أَمَّا الْقَوْمُ الَّذِينَ كَانُوا شَطْرٌ مِنْهُمْ حَسَنٌ وَشَطْرٌ مِنْهُمْ قَبِيحٌ فَإِنَّهُمْ خَلَطُوا عَمَلاً صَالِحًا وَآخَرَ سَيِّئًا تَجَاوَزَ اللَّهُ عَنْهُمْ ".
Bize Müemmel -ki o İbn Hişâm'dır- tahdis etti, bize İsmail bin İbrahim tahdis etti, bize Avf tahdis etti, bize Ebu Recâ tahdis etti, bize Semure bin Cündeb radıyallahu anh tahdis etti, dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bize şöyle buyurdu: “Bu gece bana (rüyada) iki kişi geldi ve beni kaldırdılar. Altın ve gümüş tuğlalardan yapılmış bir şehre vardık. Bizi, yaratılışlarının yarısı gördüğünüz en güzel, diğer yarısı ise gördüğünüz en çirkin surette olan adamlar karşıladı. (Yanımdaki iki melek) onlara: ‘Gidin ve şu nehrin içine girin!’ dediler. Onlar da (nehre) girdiler. Sonra yanımıza döndüler. O çirkinlik onlardan gitmiş, en güzel surete bürünmüşlerdi. (Melekler) bana: ‘Burası Adn Cenneti'dir, şu da senin konağındır’ dediler. (Yine) dediler ki: ‘Yarısı güzel, yarısı çirkin olan o topluluk (var ya); işte onlar, salih amel ile kötü ameli birbirine karıştıranlardır. Allah onları affetmiştir.’”