5089. Hadis
حَدَّثَنَا عُبَيْدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ هِشَامٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ دَخَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى ضُبَاعَةَ بِنْتِ الزُّبَيْرِ فَقَالَ لَهَا " لَعَلَّكِ أَرَدْتِ الْحَجَّ ". قَالَتْ وَاللَّهِ لاَ أَجِدُنِي إِلاَّ وَجِعَةً. فَقَالَ لَهَا " حُجِّي وَاشْتَرِطِي، قُولِي اللَّهُمَّ مَحِلِّي حَيْثُ حَبَسْتَنِي ". وَكَانَتْ تَحْتَ الْمِقْدَادِ بْنِ الأَسْوَدِ.
Bize Ubeydüllah bin İsmail tahdis etti, bize Ebu Üsâme tahdis etti, Hişâm'dan, o babasından, o da Âişe [radıyallahu anhâ]'dan [naklen] dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, Zubeyr'in kızı Dubâa [radıyallahu anhâ]'nın yanına girdi ve ona: “Maksadın haccetmek midir?” diye sordu. O: “Vallahi kendimi [çok] ağrılı (hasta) buluyorum” dedi. [Resûlullah] ona: “Haccet ve [şöyle diyerek] şart koş: ‘Allah'ım! Benim ihramdan çıkacağım (helal olacağım) yer, beni [devam etmekten] menettiğin (yolda kalacağım) yerdir’ de” buyurdu. Dubâa [Zübeyr'in kızı olup, asil bir soydan gelmesine rağmen], Mikdâd bin el-Esved [radıyallahu anh] ile evliydi.