5149. Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، سَمِعْتُ أَبَا حَازِمٍ، يَقُولُ سَمِعْتُ سَهْلَ بْنَ سَعْدٍ السَّاعِدِيَّ، يَقُولُ إِنِّي لَفِي الْقَوْمِ عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذْ قَامَتِ امْرَأَةٌ فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّهَا قَدْ وَهَبَتْ نَفْسَهَا لَكَ فَرَ فِيهَا رَأْيَكَ فَلَمْ يُجِبْهَا شَيْئًا ثُمَّ قَامَتْ فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّهَا قَدْ وَهَبَتْ نَفْسَهَا لَكَ فَرَ فِيهَا رَأْيَكَ فَلَمْ يُجِبْهَا شَيْئًا ثُمَّ قَامَتِ الثَّالِثَةَ فَقَالَتْ إِنَّهَا قَدْ وَهَبَتْ نَفْسَهَا لَكَ فَرَ فِيهَا رَأْيَكَ فَقَامَ رَجُلٌ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَنْكِحْنِيهَا. قَالَ " هَلْ عِنْدَكَ مِنْ شَىْءٍ ". قَالَ لاَ. قَالَ " اذْهَبْ فَاطْلُبْ وَلَوْ خَاتَمًا مِنْ حَدِيدٍ ". فَذَهَبَ فَطَلَبَ ثُمَّ جَاءَ فَقَالَ مَا وَجَدْتُ شَيْئًا وَلاَ خَاتَمًا مِنْ حَدِيدٍ. فَقَالَ " هَلْ مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ شَىْءٌ ". قَالَ مَعِي سُورَةُ كَذَا وَسُورَةُ كَذَا. قَالَ " اذْهَبْ فَقَدْ أَنْكَحْتُكَهَا بِمَا مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ ".
Bize Ali bin Abdullah tahdis etti, [o] bize Süfyân'dan tahdis etti, [o] şöyle dedi: Ebû Hâzim'i şöyle derken işittim: Sehl bin Sa'd es-Sâidî [radıyallahu anh]'ın şöyle dediğini işittim: Ben Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in yanındaki topluluğun içindeydim. O sırada bir kadın kalktı ve: “Ey Resûlullah! Kadın kendisini sana hibe etti. Onun hakkında görüşün nedir [nasıl uygun görürsen öyle yap]” dedi. Ancak Resûlullah ona hiçbir cevap vermedi. Sonra kadın tekrar kalktı ve: “Ey Resûlullah! Kadın kendisini sana hibe etti. Onun hakkında görüşün nedir” dedi. Resûlullah yine ona hiçbir cevap vermedi. Sonra kadın üçüncü kez kalktı ve: “Kadın kendisini sana hibe etti. Onun hakkında görüşün nedir” dedi. Bunun üzerine bir adam kalktı ve: “Ey Resûlullah! Onu benimle evlendir” dedi. Resûlullah: “Yanında [mehir verecek] bir şey var mı?” buyurdu. Adam: “Hayır” dedi. Resûlullah: “Git de araştır, demirden bir yüzük bile olsa [olur]” buyurdu. Adam gitti, araştırdı, sonra geldi ve: “Hiçbir şey bulamadım, demirden bir yüzük bile yok” dedi. Resûlullah: “Yanında Kur'an'dan bir şey [ezberinde sure] var mı?” buyurdu. Adam: “Yanımda şu sure ve şu sure var” dedi. Resûlullah: “Git! Ezberindeki Kur'an [surelerini ona öğretmen] karşılığında onu sana nikahladım” buyurdu.