5329. Hadis
حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنِ الْحَكَمِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ قَالَتْ لَمَّا أَرَادَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَنْفِرَ إِذَا صَفِيَّةُ عَلَى باب خِبَائِهَا كَئِيبَةً، فَقَالَ لَهَا " عَقْرَى ـ أَوْ حَلْقَى ـ إِنَّكِ لَحَابِسَتُنَا أَكُنْتِ أَفَضْتِ يَوْمَ النَّحْرِ ". قَالَتْ نَعَمْ. قَالَ " فَانْفِرِي إِذًا ".
Bize Süleyman bin Harb tahdis etti, [o] bize Şu'be tahdis etti, [o] Hakem'den, [o] İbrahim'den, [o] Esved'den, [o] Âişe [radıyallahu anhâ]'dan [naklederek]; o şöyle demiştir: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem (Mina'dan) ayrılmak istediği sırada, Safiyye çadırının kapısında hüzünlü bir halde duruyordu. [Nebi] ona: “Akrâ, halkâ! (Vay başımıza gelenler!) Sen bizi mutlaka alıkoyacaksın. Sen Kurban Bayramı günü (İfada) tavafını yaptın mı?” buyurdu. Safiyye: “Evet” dedi. [Nebi]: “O halde (haydi) yola çık” buyurdu.