Yemekler Kitabı

El-Buhari · Sahih-i Buhari (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

5421. Hadis

حَدَّثَنَا هُدْبَةُ بْنُ خَالِدٍ، حَدَّثَنَا هَمَّامُ بْنُ يَحْيَى، عَنْ قَتَادَةَ، قَالَ كُنَّا نَأْتِي أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ وَخَبَّازُهُ قَائِمٌ قَالَ كُلُوا فَمَا أَعْلَمُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم رَأَى رَغِيفًا مُرَقَّقًا حَتَّى لَحِقَ بِاللَّهِ، وَلاَ رَأَى شَاةً سَمِيطًا بِعَيْنِهِ قَطُّ‏.‏

Bize Hüdbe bin Hâlid tahdis etti, bize Hemmâm bin Yahyâ tahdis etti, Katâde'den, dedi ki: Biz Enes bin Mâlik'e [radıyallahu anh] gelirdik; ekmekçisi de (hizmet için) ayakta dururdu. (Enes) şöyle derdi: “Yiyin! Zira ben Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in Allah'a kavuşuncaya kadar (has unla yapılmış) inceltilmiş bir ekmek gördüğünü, keza gözüyle (bütün olarak kızartılmış/ütülenmiş) 'semît' bir koyun gördüğünü de bilmiyorum.”