5582. Hadis
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنِي مَالِكُ بْنُ أَنَسٍ، عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي طَلْحَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ كُنْتُ أَسْقِي أَبَا عُبَيْدَةَ وَأَبَا طَلْحَةَ وَأُبَىَّ بْنَ كَعْبٍ مِنْ فَضِيخِ زَهْوٍ وَتَمْرٍ فَجَاءَهُمْ آتٍ فَقَالَ إِنَّ الْخَمْرَ قَدْ حُرِّمَتْ. فَقَالَ أَبُو طَلْحَةَ قُمْ يَا أَنَسُ فَأَهْرِقْهَا. فَأَهْرَقْتُهَا.
Bize İsmail bin Abdullah tahdis etti, dedi ki: Bana Mâlik bin Enes tahdis etti, İshak bin Abdullah bin Ebi Talha'dan, [o] Enes bin Mâlik radıyallahu anh'tan; dedi ki: Ben Ebû Ubeyde'ye, Ebû Talha'ya ve Übeyy bin Ka'b'a olgunlaşmış ve koruk hurma karışımından (yapılan) fadîh (şerbeti/içkisi) sunuyordum. O sırada onlara birisi geldi ve: "Muhakkak ki şarap haram kılındı" dedi. Bunun üzerine Ebû Talha: "Kalk ey Enes, onu dök!" dedi. Ben de onu döktüm.