5600. Hadis
حَدَّثَنَا مُسْلِمٌ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، عَنْ أَنَسٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ إِنِّي لأَسْقِي أَبَا طَلْحَةَ وَأَبَا دُجَانَةَ وَسُهَيْلَ ابْنَ الْبَيْضَاءِ خَلِيطَ بُسْرٍ وَتَمْرٍ إِذْ حُرِّمَتِ الْخَمْرُ، فَقَذَفْتُهَا وَأَنَا سَاقِيهِمْ وَأَصْغَرُهُمْ، وَإِنَّا نَعُدُّهَا يَوْمَئِذٍ الْخَمْرَ. وَقَالَ عَمْرُو بْنُ الْحَارِثِ حَدَّثَنَا قَتَادَةُ سَمِعَ أَنَسًا.
Bize Müslim tahdis etti, bize Hişâm tahdis etti, bize Katâde tahdis etti, Enes radıyallahu anh'tan; dedi ki: "Ben Ebû Talha'ya, Ebû Ducâne'ye ve Süheyl İbnü'l-Beydâ'ya koruk (busr) ve olgun hurma (temr) karışımından (yapılan şarabı) sunuyordum. O sırada şarap haram kılındı. Ben onların sâkîleri ve en küçükleri olduğum halde onu atıp döktüm. Biz o gün onu (o içeceği) şarap (hamr) sayıyorduk." (Amr bin Hâris dedi ki: Bize Katâde tahdis etti; Enes'i işitmiş.)