Tıp Kitabı

El-Buhari · Sahih-i Buhari (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

5765. Hadis

حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ عُيَيْنَةَ، يَقُولُ أَوَّلُ مَنْ حَدَّثَنَا بِهِ ابْنُ جُرَيْجٍ، يَقُولُ حَدَّثَنِي آلُ، عُرْوَةَ عَنْ عُرْوَةَ، فَسَأَلْتُ هِشَامًا عَنْهُ فَحَدَّثَنَا عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سُحِرَ حَتَّى كَانَ يَرَى أَنَّهُ يَأْتِي النِّسَاءَ وَلاَ يَأْتِيهِنَّ‏.‏ قَالَ سُفْيَانُ وَهَذَا أَشَدُّ مَا يَكُونُ مِنَ السِّحْرِ إِذَا كَانَ كَذَا‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ يَا عَائِشَةُ أَعَلِمْتِ أَنَّ اللَّهَ قَدْ أَفْتَانِي فِيمَا اسْتَفْتَيْتُهُ فِيهِ، أَتَانِي رَجُلاَنِ فَقَعَدَ أَحَدُهُمَا عِنْدَ رَأْسِي، وَالآخَرُ عِنْدَ رِجْلَىَّ، فَقَالَ الَّذِي عِنْدَ رَأْسِي لِلآخَرِ مَا بَالُ الرَّجُلِ قَالَ مَطْبُوبٌ‏.‏ قَالَ وَمَنْ طَبَّهُ قَالَ لَبِيدُ بْنُ أَعْصَمَ، رَجُلٌ مِنْ بَنِي زُرَيْقٍ حَلِيفٌ لِيَهُودَ، كَانَ مُنَافِقًا‏.‏ قَالَ وَفِيمَ قَالَ فِي مُشْطٍ وَمُشَاقَةٍ‏.‏ قَالَ وَأَيْنَ قَالَ فِي جُفِّ طَلْعَةٍ ذَكَرٍ، تَحْتَ رَعُوفَةٍ، فِي بِئْرِ ذَرْوَانَ ‏"‏‏.‏ قَالَتْ فَأَتَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم الْبِئْرَ حَتَّى اسْتَخْرَجَهُ فَقَالَ ‏"‏ هَذِهِ الْبِئْرُ الَّتِي أُرِيتُهَا، وَكَأَنَّ مَاءَهَا نُقَاعَةُ الْحِنَّاءِ، وَكَأَنَّ نَخْلَهَا رُءُوسُ الشَّيَاطِينِ ‏"‏‏.‏ قَالَ فَاسْتُخْرِجَ، قَالَتْ فَقُلْتُ أَفَلاَ أَىْ تَنَشَّرْتَ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ أَمَا وَاللَّهِ فَقَدْ شَفَانِي، وَأَكْرَهُ أَنْ أُثِيرَ عَلَى أَحَدٍ مِنَ النَّاسِ شَرًّا ‏"‏‏.‏

Bana Abdullah bin Muhammed tahdis etti, dedi ki: İbn Uyeyne'yi şöyle derken işittim: Bize onu ilk tahdis eden İbn Cüreyc'dir. Dedi ki: Bana Urve'nin ailesi tahdis etti, Urve'den. Ben de (bunu) Hişâm'a sordum. O da bize babasından, [o] Aişe radıyallahu anha'dan şöyle tahdis etti: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e büyü yapıldı. Hatta öyle ki; hanımlarına (cinsi münasebet için) varmadığı halde vardığını (zanneder) görürdü. Süfyan dedi ki: Bu durum, sihrin en şiddetli olduğu haldir. (Nebi) buyurdu ki: "Ey Aişe! Bildin mi? Allah, kendisinden fetva (açıklama) istediğim hususta bana fetva (cevap) verdi. Bana iki adam geldi. Biri başucuma, diğeri ayakucuma oturdu. Başucumdaki diğerine: 'Bu adamın sıkıntısı nedir?' dedi. (Diğeri): 'Matbûb'dur (büyülenmiştir)' dedi. 'Ona kim büyü yaptı?' dedi. 'Lebîd bin A'sam -ki Beni Züreyk'ten bir adamdır, Yahudilerin müttefikidir, münafık idi-' dedi. 'Neyin içinde (yaptı)?' dedi. 'Tarak ve saç döküntüsü (kadın saçı yumağı) içinde' dedi. 'Nerededir?' dedi. 'Erkek hurma tomurcuğunun kapçığı içinde, kuyunun dibindeki taşın (raûfe) altında, Zervan kuyusundadır' dedi." Aişe dedi ki: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem o kuyuya geldi ve onu çıkardı. Sonra: "Bana gösterilen kuyu budur. Suyu kına suyu gibi (bulanık/kırmızı), hurma ağaçları (uçları) da şeytan başları gibidir" buyurdu. (Büyü malzemesi) çıkarıldı. Aişe dedi ki: "(Nüşre yapıp) onu çözdürseydin bari?" dedim. Buyurdu ki: "Hayır. Allah bana şifa verdi. İnsanlardan birine (bununla) bir şer (kötülük) yaymaktan (kışkırtmaktan) hoşlanmadım."