5770. Hadis
حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ يُوسُفَ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " لاَ عَدْوَى، وَلاَ صَفَرَ، وَلاَ هَامَةَ ". فَقَالَ أَعْرَابِيٌّ يَا رَسُولَ اللَّهِ فَمَا بَالُ الإِبِلِ تَكُونُ فِي الرَّمْلِ كَأَنَّهَا الظِّبَاءُ، فَيُخَالِطُهَا الْبَعِيرُ الأَجْرَبُ فَيُجْرِبُهَا. فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " فَمَنْ أَعْدَى الأَوَّلَ ".
Bana Abdullah bin Muhammed tahdis etti, bize Hişâm bin Yusuf tahdis etti, bize Ma'mer haber verdi, Zührî'den, [o] Ebu Seleme'den, [o] Ebu Hureyre radıyallahu anh'tan (rivayetle); Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem: "Advâ (hastalık bulaşması) yoktur, safer (ayında uğursuzluk) yoktur, hâme (baykuş ötmesiyle uğursuzluk) yoktur" buyurdu. Bunun üzerine bir bedevi: "Ya Resûlallah! Peki develerime ne oluyor? Kumda ceylanlar gibi (tertemiz) oluyorlar, sonra aralarına uyuz bir deve karışıyor ve onları uyuz ediyor?" dedi. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: "Peki ilkini kim uyuz etti (ona kim bulaştırdı)?" buyurdu.