5794. Hadis
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ رَجُلاً، قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا يَلْبَسُ الْمُحْرِمُ مِنَ الثِّيَابِ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " لاَ يَلْبَسُ الْمُحْرِمُ الْقَمِيصَ، وَلاَ السَّرَاوِيلَ، وَلاَ الْبُرْنُسَ، وَلاَ الْخُفَّيْنِ، إِلاَّ أَنْ لاَ يَجِدَ النَّعْلَيْنِ، فَلْيَلْبَسْ مَا هُوَ أَسْفَلُ مِنَ الْكَعْبَيْنِ ".
Bize Kuteybe tahdis etti, bize Hammad tahdis etti, Eyyûb'dan, [o] Nafi'den, [o] İbn Ömer radıyallahu anhuma'dan (rivayetle) ki; bir adam: "Ey Allah'ın Resûlü! İhramlı kişi elbiseden ne giyer?" dedi. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem: "İhramlı kişi kamîs (gömlek), serâvil (şalvar/don), burnus (başlıklı cübbe) ve mest giyemez. Ancak nalın (terlik) bulamazsa, topuklardan aşağıda (kesik) olanı giysin" buyurdu.