5901. Hadis
حَدَّثَنَا مَالِكُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا إِسْرَائِيلُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، سَمِعْتُ الْبَرَاءَ، يَقُولُ مَا رَأَيْتُ أَحَدًا أَحْسَنَ فِي حُلَّةٍ حَمْرَاءَ مِنَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم. قَالَ بَعْضُ أَصْحَابِي عَنْ مَالِكٍ إِنَّ جُمَّتَهُ لَتَضْرِبُ قَرِيبًا مِنْ مَنْكِبَيْهِ. قَالَ أَبُو إِسْحَاقَ سَمِعْتُهُ يُحَدِّثُهُ غَيْرَ مَرَّةٍ، مَا حَدَّثَ بِهِ قَطُّ إِلاَّ ضَحِكَ. تَابَعَهُ شُعْبَةُ شَعَرُهُ يَبْلُغُ شَحْمَةَ أُذُنَيْهِ.
Malik b. İsmail bize tahdis etti, İsrail bize tahdis etti; Ebi İshak’tan; Berâ’yı [şöyle] derken işitmiş: “Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den daha fazla kırmızı bir hülle içinde yakışan (başka) hiç kimse görmedim.” Bazı arkadaşlarım Malik’ten (naklederek) dedi ki: “Onun saçları omuzlarına yakın (hizada) sarkardı.” Ebu İshak dedi ki: “Onu (Berâ’yı) bunu defalarca anlatırken işittim; her anlatışında mutlaka gülerdi.” Şu'be ona mutabaat etti: “Onun saçı kulak yumuşaklarına ulaşırdı.”