6255. Hadis
حَدَّثَنَا ابْنُ بُكَيْرٍ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ عُقَيْلٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ كَعْبٍ، قَالَ سَمِعْتُ كَعْبَ بْنَ مَالِكٍ، يُحَدِّثُ حِينَ تَخَلَّفَ عَنْ تَبُوكَ، وَنَهَى، رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ كَلاَمِنَا، وَآتِي رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأُسَلِّمُ عَلَيْهِ، فَأَقُولُ فِي نَفْسِي هَلْ حَرَّكَ شَفَتَيْهِ بِرَدِّ السَّلاَمِ أَمْ لاَ حَتَّى كَمَلَتْ خَمْسُونَ لَيْلَةً، وَآذَنَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِتَوْبَةِ اللَّهِ عَلَيْنَا حِينَ صَلَّى الْفَجْرَ.
İbn Bükeyr bize tahdis etti, Leys bize tahdis etti; Ukayl’den; İbn Şihab’dan; Abdurrahman b. Abdullah’tan [naklederek]. Abdullah b. Ka'b dedi ki Ka'b b. Malik’i, (Peygamber’in) Tebük seferinden geri kalması zamanında olan hadiseyi anlatırken işittim. (Şöyle diyordu): Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem bizimle konuşmayı yasaklamıştı. Ben Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e gelip selam veriyordum. Kendi kendime: “Acaba salamı almaya dudaklarını kıpırdattı mı, yoksa kıpırdatmadı mı?” diyordum. Nihayet elli gece tamamlandı. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem sabah namazını kıldığı zaman Allah’ın tövbemizi kabul ettiğini bildirdi.