382. Hadis
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، قَالَ حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ أَبِي النَّضْرِ، مَوْلَى عُمَرَ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ عَائِشَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهَا قَالَتْ كُنْتُ أَنَامُ بَيْنَ يَدَىْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَرِجْلاَىَ فِي قِبْلَتِهِ، فَإِذَا سَجَدَ غَمَزَنِي، فَقَبَضْتُ رِجْلَىَّ، فَإِذَا قَامَ بَسَطْتُهُمَا. قَالَتْ وَالْبُيُوتُ يَوْمَئِذٍ لَيْسَ فِيهَا مَصَابِيحُ.
İsmail bize tahdis etti, dedi ki: Malik bana tahdis etti; Ömer b. Ubeydullah’ın azatlısı Ebu’n-Nadr’dan, Ebu Seleme b. Abdurrahman’dan, Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’in eşi Aişe’den [naklen] (şöyle) demiştir: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in önünde, ayaklarım onun kıblesinde (secde edeceği yerde) olacak şekilde uyurdum. Secde edeceği zaman beni dürterdi (ayağıma dokunurdu), ben de ayaklarımı çekerdim; ayağa kalktığında ise onları (tekrar) uzatırdım.” Aişe devamla: “O günlerde evlerde kandiller (lambalar) yoktu.” dedi.