6620. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو النُّعْمَانِ، أَخْبَرَنَا جَرِيرٌ ـ هُوَ ابْنُ حَازِمٍ ـ عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الْبَرَاءِ بْنِ عَازِبٍ، قَالَ رَأَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ الْخَنْدَقِ يَنْقُلُ مَعَنَا التُّرَابَ وَهْوَ يَقُولُ " وَاللَّهِ لَوْلاَ اللَّهُ مَا اهْتَدَيْنَا، وَلاَ صُمْنَا وَلاَ صَلَّيْنَا، فَأَنْزِلَنْ سَكِينَةً عَلَيْنَا، وَثَبِّتِ الأَقْدَامَ إِنْ لاَقَيْنَا، وَالْمُشْرِكُونَ قَدْ بَغَوْا عَلَيْنَا، إِذَا أَرَادُوا فِتْنَةً أَبَيْنَا".
Ebu Nu'mân [Muhammed b. el-Fadl] bize tahdis etti, Cerîr —o İbn Hazım’dır— bize haber verdi; Ebu İshak [es-Sebîî]’den; Berâ b. Âzib’den [naklederek]. (Berâ) dedi ki: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’i Hendek günü (hendek kazılırken) bizinle birlikte toprak taşırken gördüm. O (toprak taşırken) şu (recez)leri söylüyordu: “Vallahi, Allah olmasaydı biz doğru yolu bulamazdık; Ne oruç tutar ne de namaz kılabilirdik. (Ey Rabbimiz!) Üzerimize manevi bir huzur (sekîne) indir; Düşmanla karşılaşırsak ayaklarımızı sabit kıl (bize sebat ver). Şu müşrikler bize karşı azgınlık/zulüm (beğav) ettiler. Onlar ne zaman bizi dinimizden döndürmek (fitne) isteseler biz buna yanaşmayız (ebeynâ)!”