6736. Hadis
حَدَّثَنَا آدَمُ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنَا أَبُو قَيْسٍ، سَمِعْتُ هُزَيْلَ بْنَ شُرَحْبِيلَ، قَالَ سُئِلَ أَبُو مُوسَى عَنِ ابْنَةٍ وَابْنَةِ ابْنٍ وَأُخْتٍ، فَقَالَ لِلاِبْنَةِ النِّصْفُ وَلِلأُخْتِ النِّصْفُ، وَأْتِ ابْنَ مَسْعُودٍ فَسَيُتَابِعُنِي. فَسُئِلَ ابْنُ مَسْعُودٍ وَأُخْبِرَ بِقَوْلِ أَبِي مُوسَى، فَقَالَ لَقَدْ ضَلَلْتُ إِذًا وَمَا أَنَا مِنَ الْمُهْتَدِينَ،، أَقْضِي فِيهَا بِمَا قَضَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " لِلاِبْنَةِ النِّصْفُ، وَلاِبْنَةِ ابْنٍ السُّدُسُ تَكْمِلَةَ الثُّلُثَيْنِ، وَمَا بَقِيَ فَلِلأُخْتِ ". فَأَتَيْنَا أَبَا مُوسَى فَأَخْبَرْنَاهُ بِقَوْلِ ابْنِ مَسْعُودٍ، فَقَالَ لاَ تَسْأَلُونِي مَا دَامَ هَذَا الْحَبْرُ فِيكُمْ.
Âdem [b. Ebi İyas] bize tahdis etti, Şu'be [b. el-Haccâc] bize tahdis etti, Ebu Kays [Abdurrahman b. Servan] bize tahdis etti. Dedi ki: Hüzeyl b. Şürahbîl’i işittim. Dedi ki: Ebu Musa’ya (şöyle bir mesele) soruldu: (Ölen kişinin) bir kızı, bir oğlunun kızı (kız torunu) ve bir de kız kardeşi var (mirasları nasıldır?). Ebu Musa dedi ki: “Kız için yarısı vardır, kız kardeş için de yarısı vardır. İbn Mesud’a da git (sor), o da beni mutlaka doğrulayacaktır.” Bunun üzerine İbn Mesud’a gidilip soruldu ve Ebu Musa’nın sözü ona haber verildi. İbn Mesud dedi ki: “(Eğer onun dediği gibi hüküm verirsem) o takdirde mutlaka sapıtmış olurum ve hidayete erenlerden olmam! Ben bu konuda Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’in hükmettiği gibi hüküm veririm: Kız için yarısı vardır. Oğul kızı (torun) için, üçte ikiyi tamamlayan (hisse) olarak altıda bir vardır. Geriye kalan ise kız kardeşindir.” (Hüzeyl dedi ki): Sonra Ebu Musa’ya gidip İbn Mesud’un sözünü haber verdik. Bunun üzerine o: “Bu âlim (habr) aranızda olduğu sürece bana sorup durmayın!” dedi.