7257. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ زُبَيْدٍ، عَنْ سَعْدِ بْنِ عُبَيْدَةَ، عَنْ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ عَلِيٍّ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم بَعَثَ جَيْشًا وَأَمَّرَ عَلَيْهِمْ رَجُلاً، فَأَوْقَدَ نَارًا وَقَالَ ادْخُلُوهَا. فَأَرَادُوا أَنْ يَدْخُلُوهَا، وَقَالَ آخَرُونَ إِنَّمَا فَرَرْنَا مِنْهَا، فَذَكَرُوا لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ لِلَّذِينَ أَرَادُوا أَنْ يَدْخُلُوهَا " لَوْ دَخَلُوهَا لَمْ يَزَالُوا فِيهَا إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ ". وَقَالَ لِلآخَرِينَ " لاَ طَاعَةَ فِي مَعْصِيَةٍ، إِنَّمَا الطَّاعَةُ فِي الْمَعْرُوفِ ".
Muhammed b. Beşşar bize tahdis etti, Ğunder bize tahdis etti, Şu’be bize tahdis etti; Zübeyd’den; Sa’d b. Ubeyde’den; Ebu Abdurrahman’dan; Ali radıyallahu anh’tan [naklederek]. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem bir ordu gönderdi ve başlarına bir adamı komutan tayin etti. (Bu komutan) bir ateş yaktırdı ve: “Bu ateşe girin” dedi. Onlar da (itaat kastıyla) oraya girmek istediler. Diğerleri ise: “Biz zaten ondan kaçtık (iman ettik)” dediler. (Dönüşte) bunu Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’e zikrettiler. Girmek isteyenlere şöyle buyurdu: “Eğer ona girselerdi, kıyamet gününe kadar onun içinde kalırlardı.” Diğerlerine de şöyle buyurdu: “Masiyette (günah olan işte) itaat yoktur. İtaat ancak maruf (iyilik, meşru işler) te olur.”