Kitap ve Sünnete Sarılma Kitabı

El-Buhari · Sahih-i Buhari (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

7294. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ،‏.‏ وَحَدَّثَنِي مَحْمُودٌ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، أَخْبَرَنِي أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه‏.‏ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم خَرَجَ حِينَ زَاغَتِ الشَّمْسُ فَصَلَّى الظُّهْرَ فَلَمَّا سَلَّمَ قَامَ عَلَى الْمِنْبَرِ فَذَكَرَ السَّاعَةَ، وَذَكَرَ أَنَّ بَيْنَ يَدَيْهَا أُمُورًا عِظَامًا ثُمَّ قَالَ ‏"‏ مَنْ أَحَبَّ أَنْ يَسْأَلَ عَنْ شَىْءٍ فَلْيَسْأَلْ عَنْهُ، فَوَاللَّهِ لاَ تَسْأَلُونِي عَنْ شَىْءٍ إِلاَّ أَخْبَرْتُكُمْ بِهِ، مَا دُمْتُ فِي مَقَامِي هَذَا ‏"‏‏.‏ قَالَ أَنَسٌ فَأَكْثَرَ النَّاسُ الْبُكَاءَ، وَأَكْثَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَقُولَ ‏"‏ سَلُونِي ‏"‏‏.‏ فَقَالَ أَنَسٌ فَقَامَ إِلَيْهِ رَجُلٌ فَقَالَ أَيْنَ مَدْخَلِي يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ ‏"‏ النَّارُ ‏"‏‏.‏ فَقَامَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ حُذَافَةَ فَقَالَ مَنْ أَبِي يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ ‏"‏ أَبُوكَ حُذَافَةُ ‏"‏‏.‏ قَالَ ثُمَّ أَكْثَرَ أَنْ يَقُولَ ‏"‏ سَلُونِي سَلُونِي ‏"‏‏.‏ فَبَرَكَ عُمَرُ عَلَى رُكْبَتَيْهِ فَقَالَ رَضِينَا بِاللَّهِ رَبًّا، وَبِالإِسْلاَمِ دِينًا، وَبِمُحَمَّدٍ صلى الله عليه وسلم رَسُولاً‏.‏ قَالَ فَسَكَتَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حِينَ قَالَ عُمَرُ ذَلِكَ، ثُمَّ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لَقَدْ عُرِضَتْ عَلَىَّ الْجَنَّةُ وَالنَّارُ آنِفًا فِي عُرْضِ هَذَا الْحَائِطِ وَأَنَا أُصَلِّي، فَلَمْ أَرَ كَالْيَوْمِ فِي الْخَيْرِ وَالشَّرِّ ‏"‏‏.‏

Ebu’l-Yeman bize tahdis etti, Şuayb bize haber verdi; Zühri’den. Ve Mahmud bana tahdis etti, Abdürrezzak bize tahdis etti, Ma’mer bize haber verdi; Zühri’den. Enes b. Malik radıyallahu anh bana haber verdi. “Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem güneş (batıya) meyledince çıktı ve öğle namazını kıldırdı. Selam verince minbere çıktı ve kıyameti zikretti. Ve kıyametin önünde büyük işler olacağını zikretti. Sonra buyurdu ki: ‘Kim (benden) bir şey sormak istiyorsa, sorsun. Vallahi ben bu makamımda durduğum sürece, bana ne sorarsanız size mutlaka haber veririm.’ Enes dedi ki: İnsanlar çokça ağladı. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem de: ‘Bana sorun!’ demeyi çoğalttı. Enes dedi ki: Ona bir adam kalktı ve: ‘Gireceğim yer neresidir ey Allah’ın Resulü?’ dedi. (Nebi): ‘Ateştir’ buyurdu. Sonra Abdullah b. Huzafe kalktı ve: ‘Babam kimdir ey Allah’ın Resulü?’ dedi. (Nebi): ‘Baban Huzafe’dir’ buyurdu. (Ravi) dedi ki: Sonra (Nebi) ‘Bana sorun, bana sorun!’ sözünü (yine) çoğalttı. Bunun üzerine Ömer dizlerinin üzerine çöktü. Ve: ‘Rab olarak Allah’tan, din olarak İslam’dan, Resul olarak da Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem’den razı olduk’ dedi. (Ravi) dedi ki: Ömer bunu söyleyince Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem sustu. Sonra Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: ‘Nefsim elinde olana yemin olsun ki; az önce cennet ve cehennem şu duvarın yüzünde bana arz olundu, ben namaz kılarken. Hayır ve şerde bugünkü gibisini asla görmedim.’”