7533. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدَانُ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا يُونُسُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، أَخْبَرَنِي سَالِمٌ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِنَّمَا بَقَاؤُكُمْ فِيمَنْ سَلَفَ مِنَ الأُمَمِ كَمَا بَيْنَ صَلاَةِ الْعَصْرِ إِلَى غُرُوبِ الشَّمْسِ، أُوتِيَ أَهْلُ التَّوْرَاةِ التَّوْرَاةَ فَعَمِلُوا بِهَا حَتَّى انْتَصَفَ النَّهَارُ، ثُمَّ عَجَزُوا فَأُعْطُوا قِيرَاطًا قِيرَاطًا، ثُمَّ أُوتِيَ أَهْلُ الإِنْجِيلِ الإِنْجِيلَ فَعَمِلُوا بِهِ حَتَّى صُلِّيَتِ الْعَصْرُ، ثُمَّ عَجَزُوا فَأُعْطُوا قِيرَاطًا قِيرَاطًا، ثُمَّ أُوتِيتُمُ الْقُرْآنَ فَعَمِلْتُمْ بِهِ حَتَّى غَرَبَتِ الشَّمْسُ، فَأُعْطِيتُمْ قِيرَاطَيْنِ قِيرَاطَيْنِ، فَقَالَ أَهْلُ الْكِتَابِ هَؤُلاَءِ أَقَلُّ مِنَّا عَمَلاً وَأَكْثَرُ أَجْرًا. قَالَ اللَّهُ هَلْ ظَلَمْتُكُمْ مِنْ حَقِّكُمْ شَيْئًا قَالُوا لاَ. قَالَ فَهْوَ فَضْلِي أُوتِيهِ مَنْ أَشَاءُ ".
Abdan bize tahdis etti. Abdullah bize haber verdi. Yunus bize haber verdi. Zühri'den; [o] Salim bana haber verdi. İbn Ömer radıyallahu anhuma'dan [nakletti] ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Sizden önceki ümmetlere göre (içinde) sizin (dünyada) kalma süreniz(in misli/benzeri), ancak ikindi namazı ile güneşin batışı arasındaki vakit gibidir. Tevrat ehline Tevrat verildi. Gün yarılanıncaya (öğle oluncaya) kadar onunla amel ettiler. Sonra aciz kalıp (terk ettiler). Onlara birer kırat (ecir) verildi. Sonra İncil ehline İncil verildi. İkindi namazı kılınıncaya kadar onunla amel ettiler. Sonra aciz kalıp (terk ettiler). Onlara da birer kırat verildi. Sonra size Kur'an verildi. Güneş batıncaya kadar onunla amel ettiniz. Size ikişer kırat verildi. Bunun üzerine Ehli Kitap (Yahudi ve Hristiyanlar): ‘Bunlar bizden daha az amel ettiler, (fakat) daha çok ecir aldılar,’ dediler. Allah: ‘Ben sizin hakkınızdan (hak ettiğiniz ücretten) bir şey eksilttim mi (haksızlık ettim mi)?’ buyurdu. Onlar: ‘Hayır,’ dediler. Allah: ‘İşte bu Benim lütfumdur (fazlımdır), onu dilediğime veririm,’ buyurdu.”