119_4. Hadis
وَحَدَّثَنَا هُرَيْمُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى الأَسَدِيُّ، حَدَّثَنَا الْمُعْتَمِرُ بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ سَمِعْتُ أَبِي يَذْكُرُ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ لَمَّا نَزَلَتْ هَذِهِ الآيَةُ . وَاقْتَصَّ الْحَدِيثَ . وَلَمْ يَذْكُرْ سَعْدَ بْنَ مُعَاذٍ وَزَادَ فَكُنَّا نَرَاهُ يَمْشِي بَيْنَ أَظْهُرِنَا رَجُلٌ مِنْ أَهْلِ الْجَنَّةِ .
Hureym b. Abdü'l-Ala el-Esedi bize tahdis etti. Mu'temir b. Süleyman bize tahdis etti. Dedi ki: Babamı [şöyle] zikrederken işittim: Sabit'ten; [o] Enes'ten [naklen]. Dedi ki: “Bu ayet indiği zaman...” ve hadisi nakletti. Sa'd b. Muaz'ı zikretmedi. Şunu da ekledi: “Biz onu [Sabit b. Kays'ı], aramızda gezen cennetlik bir adam olarak görürdük.”