132_1. Hadis
حَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ سُهَيْلٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ جَاءَ نَاسٌ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَسَأَلُوهُ إِنَّا نَجِدُ فِي أَنْفُسِنَا مَا يَتَعَاظَمُ أَحَدُنَا أَنْ يَتَكَلَّمَ بِهِ . قَالَ " وَقَدْ وَجَدْتُمُوهُ " . قَالُوا نَعَمْ . قَالَ " ذَاكَ صَرِيحُ الإِيمَانِ " .
Züheyr b. Harb bana tahdis etti. Cerir bize tahdis etti. Süheyl'den; [o] babasından; [o da] Ebu Hureyre'den [naklen]. Dedi ki: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in ashabından birtakım kimseler ona gelip [şöyle] sordular: “Biz içimizde öyle şeyler buluyoruz ki, herhangi birimiz onu söylemeyi çok büyük [bir günah] görür.” Buyurdu ki: “Bunu gerçekten hissettiniz mi?” Onlar: “Evet,” dediler. Buyurdu ki: “İşte bu, apaçık imandır.”