159_3. Hadis
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو كُرَيْبٍ - وَاللَّفْظُ لأَبِي كُرَيْبٍ - قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ التَّيْمِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ، قَالَ دَخَلْتُ الْمَسْجِدَ وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جَالِسٌ فَلَمَّا غَابَتِ الشَّمْسُ قَالَ " يَا أَبَا ذَرٍّ هَلْ تَدْرِي أَيْنَ تَذْهَبُ هَذِهِ " . قَالَ قُلْتُ اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَعْلَمُ . قَالَ " فَإِنَّهَا تَذْهَبُ فَتَسْتَأْذِنُ فِي السُّجُودِ فَيُؤْذَنُ لَهَا وَكَأَنَّهَا قَدْ قِيلَ لَهَا ارْجِعِي مِنْ حَيْثُ جِئْتِ فَتَطْلُعُ مِنْ مَغْرِبِهَا " . قَالَ ثُمَّ قَرَأَ فِي قِرَاءَةِ عَبْدِ اللَّهِ وَذَلِكَ مُسْتَقَرٌّ لَهَا .
Ebu Bekir b. Ebi Şeybe ve Ebu Küreyb bize tahdis edip dediler ki —lafız Ebu Küreyb'e aittir—: Ebu Muaviye bize tahdis etti. A'meş bize tahdis etti. İbrahim et-Teymi'den; [o] babasından; [o da] Ebu Zer'den [nakletti]. O dedi ki: Mescide girdim, Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem oturuyordu. Güneş battığı zaman: “Ey Ebu Zer! Bu [güneş] nereye gidiyor biliyor musun?” buyurdu. Ben: “Allah ve Resulü en iyi bilendir,” dedim. Buyurdu ki: “O gidip secde etmek için izin ister ve ona izin verilir. Ve sanki ona: ‘Geldiğin yerden geri dön,’ denilmiş gibidir. Böylece [Kıyamet günü] battığı yerden doğar.” [Ravi] dedi ki: Sonra Abdullah [b. Mesud]’un kıraatinde { وَذَلِكَ مُسْتَقَرٌّ لَهَا } ayetini okudu.