161_4. Hadis
وَحَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، قَالَ سَمِعْتُ يَحْيَى، يَقُولُ سَأَلْتُ أَبَا سَلَمَةَ أَىُّ الْقُرْآنِ أُنْزِلَ قَبْلُ قَالَ يَا أَيُّهَا الْمُدَّثِّرُ . فَقُلْتُ أَوِ اقْرَأْ . فَقَالَ سَأَلْتُ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ أَىُّ الْقُرْآنِ أُنْزِلَ قَبْلُ قَالَ يَا أَيُّهَا الْمُدَّثِّرُ . فَقُلْتُ أَوِ اقْرَأْ قَالَ جَابِرٌ أُحَدِّثُكُمْ مَا حَدَّثَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " جَاوَرْتُ بِحِرَاءٍ شَهْرًا فَلَمَّا قَضَيْتُ جِوَارِي نَزَلْتُ فَاسْتَبْطَنْتُ بَطْنَ الْوَادِي فَنُودِيتُ فَنَظَرْتُ أَمَامِي وَخَلْفِي وَعَنْ يَمِينِي وَعَنْ شِمَالِي فَلَمْ أَرَ أَحَدًا ثُمَّ نُودِيتُ فَنَظَرْتُ فَلَمْ أَرَ أَحَدًا ثُمَّ نُودِيتُ فَرَفَعْتُ رَأْسِي فَإِذَا هُوَ عَلَى الْعَرْشِ فِي الْهَوَاءِ - يَعْنِي جِبْرِيلَ عَلَيْهِ السَّلاَمُ - فَأَخَذَتْنِي رَجْفَةٌ شَدِيدَةٌ فَأَتَيْتُ خَدِيجَةَ فَقُلْتُ دَثِّرُونِي . فَدَثَّرُونِي فَصَبُّوا عَلَىَّ مَاءً فَأَنْزَلَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ { يَا أَيُّهَا الْمُدَّثِّرُ * قُمْ فَأَنْذِرْ * وَرَبَّكَ فَكَبِّرْ * وَثِيَابَكَ فَطَهِّرْ} " .
Züheyr b. Harb bize tahdis etti. Velid b. Müslim bize tahdis etti. Evzai [nakletti]; dedi ki: Yahya’yı şöyle derken işitdim: Ebu Seleme’ye: “Kur’an’dan ilk önce hangi [ayetler] indi?” diye sordum. O: “Ey örtüsüne bürünen! [Ya eyyühe'l-müddessir]” dedi. Ben: “Yoksa ‘Oku!’ [İkra'] [mu]?” dedim. O da: “Ben Cabir b. Abdullah’a: ‘Kur’an’dan ilk önce hangi [ayetler] indi?’ diye sordum; o: ‘Ey örtüsüne bürünen!’ dedi. Ben: ‘Yoksa ‘Oku!’ mu?’ deyince, Cabir şöyle dedi: Size Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in bize tahdis ettiği şeyi haber veriyorum. O şöyle buyurdu: “Hira’da bir ay mücavir [ibadet için ikamet eden] olarak kaldım. Mücavirliğimi bitirince aşağı inip vadinin içine girdim. O sırada bana seslenildi. Önüme, arkama, sağıma ve soluma baktım ama kimseyi göremedim. Sonra [tekrar] seslenildi; baktım ama kimseyi göremedim. Sonra [bir daha] seslenildi; başımı kaldırdım, bir de baktım ki o [Cebrail aleyhisselam] havada bir kürsü üzerinde oturuyor. Beni şiddetli bir titreme tuttu. Hemen Hatice’ye gelip: ‘Beni örtün!’ dedim. Beni örttüler ve üzerime su döktüler. Bunun üzerine Aziz ve Celil olan Allah: { يَا أَيُّهَا الْمُدَّثِّرُ * قُمْ فَأَنْذِرْ * وَرَبَّكَ فَكَبِّرْ * وَثِيَابَكَ فَطَهِّرْ } “Ey örtüsüne bürünen! Kalk ve uyar. Rabbini yücelt. Elbiseni temizle.” ayetlerini indirdi.”