177_4. Hadis
وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، حَدَّثَنَا زَكَرِيَّاءُ، عَنِ ابْنِ أَشْوَعَ، عَنْ عَامِرٍ، عَنْ مَسْرُوقٍ، قَالَ قُلْتُ لِعَائِشَةَ فَأَيْنَ قَوْلُهُ { ثُمَّ دَنَا فَتَدَلَّى * فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ أَوْ أَدْنَى * فَأَوْحَى إِلَى عَبْدِهِ مَا أَوْحَى} قَالَتْ إِنَّمَا ذَاكَ جِبْرِيلُ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَأْتِيهِ فِي صُورَةِ الرِّجَالِ وَإِنَّهُ أَتَاهُ فِي هَذِهِ الْمَرَّةِ فِي صُورَتِهِ الَّتِي هِيَ صُورَتُهُ فَسَدَّ أُفُقَ السَّمَاءِ .
İbn Nümeyr bize tahdis etti. Ebu Üsame bize tahdis etti. Zekeriya'dan; [o] İbn Eşve'den; [o] Amir'den; [o] Mesruk'tan [nakletti]. [Mesruk] dedi ki: Aişe’ye: “Öyleyse [Allah’ın]: { ثُمَّ دَنَا فَتَدَلَّى * فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ أَوْ أَدْنَى * فَأَوْحَى إِلَى عَبْدِهِ مَا أَوْحَى } “Sonra yaklaştı ve aşağı doğru sarktı. Öyle ki iki yay kadar, hatta daha az bir mesafe kaldı. Böylece Allah kulu [Cebrail] vasıtasıyla kuluna vahyedeceğini vahyetti” kavli nedir?” dedim. [Aişe]: “O ancak Cebrail sallallâhu aleyhi ve sellem’dir. [Önceleri] ona insan suretinde gelirdi; bu defa ise ona, kendi asıl suretinde geldi ve gökyüzünün ufkunu kapladı,” dedi.