204_1. Hadis
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ مُوسَى بْنِ طَلْحَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ لَمَّا أُنْزِلَتْ هَذِهِ الآيَةُ { وَأَنْذِرْ عَشِيرَتَكَ الأَقْرَبِينَ} دَعَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قُرَيْشًا فَاجْتَمَعُوا فَعَمَّ وَخَصَّ فَقَالَ " يَا بَنِي كَعْبِ بْنِ لُؤَىٍّ أَنْقِذُوا أَنْفُسَكُمْ مِنَ النَّارِ يَا بَنِي مُرَّةَ بْنِ كَعْبٍ أَنْقِذُوا أَنْفُسَكُمْ مِنَ النَّارِ يَا بَنِي عَبْدِ شَمْسٍ أَنْقِذُوا أَنْفُسَكُمْ مِنَ النَّارِ يَا بَنِي عَبْدِ مَنَافٍ أَنْقِذُوا أَنْفُسَكُمْ مِنَ النَّارِ يَا بَنِي هَاشِمٍ أَنْقِذُوا أَنْفُسَكُمْ مِنَ النَّارِ يَا بَنِي عَبْدِ الْمُطَّلِبِ أَنْقِذُوا أَنْفُسَكُمْ مِنَ النَّارِ يَا فَاطِمَةُ أَنْقِذِي نَفْسَكِ مِنَ النَّارِ فَإِنِّي لاَ أَمْلِكُ لَكُمْ مِنَ اللَّهِ شَيْئًا غَيْرَ أَنَّ لَكُمْ رَحِمًا سَأَبُلُّهَا بِبَلاَلِهَا " .
Kuteybe b. Said ve Züheyr b. Harb bize tahdis edip dediler ki: Cerir bize tahdis etti. Abdülmelik b. Umeyr’den; [o] Musa b. Talha’dan; [o da] Ebu Hureyre’den [nakletti]. O dedi ki: Bu ayet indiği zaman: { وَأَنْذِرْ عَشِيرَتَكَ الأَقْرَبِينَ } “En yakın akrabalarını uyar”; Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem Kureyş’i çağırdı. Onlar toplandılar. [Peygamber onlara] hem genel hem de özel olarak şöyle seslendi: “Ey Ka'b b. Lüey oğulları! Kendinizi ateşten kurtarın. Ey Mürre b. Ka'b oğulları! Kendinizi ateşten kurtarın. Ey Abdüşems oğulları! Kendinizi ateşten kurtarın. Ey Abdümenaf oğulları! Kendinizi ateşten kurtarın. Ey Haşim oğulları! Kendinizi ateşten kurtarın. Ey Abdülmuttalib oğulları! Kendinizi ateşten kurtarın. Ey Fatıma! Kendini ateşten kurtar. Çünkü ben, Allah’tan [gelecek hiçbir şeye karşı] sizin adınıza bir şeye sahip değilim. Ancak aramızda bir akrabalık bağı [rahim] vardır ki; ben onu [gereği gibi gözeterek] ıslak tutmaya [ebüllüha bi-belâliha] çalışacağım.”