905_1. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ الْهَمْدَانِيُّ، حَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، عَنْ فَاطِمَةَ، عَنْ أَسْمَاءَ، قَالَتْ خَسَفَتِ الشَّمْسُ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَدَخَلْتُ عَلَى عَائِشَةَ وَهِيَ تُصَلِّي فَقُلْتُ مَا شَأْنُ النَّاسِ يُصَلُّونَ فَأَشَارَتْ بِرَأْسِهَا إِلَى السَّمَاءِ فَقُلْتُ آيَةٌ قَالَتْ نَعَمْ . فَأَطَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْقِيَامَ جِدًّا حَتَّى تَجَلاَّنِي الْغَشْىُ فَأَخَذْتُ قِرْبَةً مِنْ مَاءٍ إِلَى جَنْبِي فَجَعَلْتُ أَصُبُّ عَلَى رَأْسِي أَوْ عَلَى وَجْهِي مِنَ الْمَاءِ - قَالَتْ - فَانْصَرَفَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَقَدْ تَجَلَّتِ الشَّمْسُ فَخَطَبَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم النَّاسَ فَحَمِدَ اللَّهَ وَأَثْنَى عَلَيْهِ ثُمَّ قَالَ " أَمَّا بَعْدُ مَا مِنْ شَىْءٍ لَمْ أَكُنْ رَأَيْتُهُ إِلاَّ قَدْ رَأَيْتُهُ فِي مَقَامِي هَذَا حَتَّى الْجَنَّةَ وَالنَّارَ وَإِنَّهُ قَدْ أُوحِيَ إِلَىَّ أَنَّكُمْ تُفْتَنُونَ فِي الْقُبُورِ قَرِيبًا أَوْ مِثْلَ فِتْنَةِ الْمَسِيحِ الدَّجَّالِ - لاَ أَدْرِي أَىَّ ذَلِكَ قَالَتْ أَسْمَاءُ - فَيُؤْتَى أَحَدُكُمْ فَيُقَالُ مَا عِلْمُكَ بِهَذَا الرَّجُلِ فَأَمَّا الْمُؤْمِنُ أَوِ الْمُوقِنُ - لاَ أَدْرِي أَىَّ ذَلِكَ قَالَتْ أَسْمَاءُ - فَيَقُولُ هُوَ مُحَمَّدٌ هُوَ رَسُولُ اللَّهِ جَاءَنَا بِالْبَيِّنَاتِ وَالْهُدَى فَأَجَبْنَا وَأَطَعْنَا . ثَلاَثَ مِرَارٍ فَيُقَالُ لَهُ نَمْ قَدْ كُنَّا نَعْلَمُ إِنَّكَ لَتُؤْمِنُ بِهِ فَنَمْ صَالِحًا وَأَمَّا الْمُنَافِقُ أَوِ الْمُرْتَابُ - لاَ أَدْرِي أَىَّ ذَلِكَ قَالَتْ أَسْمَاءُ - فَيَقُولُ لاَ أَدْرِي سَمِعْتُ النَّاسَ يَقُولُونَ شَيْئًا فَقُلْتُ " .
Bize Muhammed b. el-Alâ el-Hemdânî anlattı; bize İbn Numeyr anlattı; bize Hişâm anlattı; Fâtıma’dan; Esmâ’dan; [naklettiğine göre] şöyle demiştir: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem zamanında güneş tutuldu. Âişe namaz kılarken yanına girdim ve: “İnsanlara ne oluyor, neden namaz kılıyorlar?” dedim. Başıyla göğe işaret etti. “Bir ayet mi?” dedim. “Evet” dedi. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem kıyamı o kadar uzattı ki beni bir baygınlık hali kapladı. Yanımdaki bir su kırbasını aldım ve başıma veya yüzüme o sudan dökmeye başladım. [Esmâ] dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem namazdan çıktığında güneş tamamen açılmıştı. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem insanlara hutbe verdi; Allah’a hamd ve senada bulundu, sonra şöyle buyurdu: “Emmâ ba’d; daha önce görmediğim hiçbir şey kalmadı ki, şu makamımda onu görmüş olmayayım; hatta cennet ve cehennemi bile gördüm. Bana vahyolundu ki; sizler kabirlerinizde Mesih Deccal fitnesine yakın veya onun gibi bir fitne ile imtihan edileceksiniz. Sizden birinize kabirde: ‘Şu adam hakkında ne biliyorsun?’ denilecek. Mümin veya yakîn sahibi olan kimse şöyle diyecektir: ‘O Muhammed’dir, O Allah’ın resulüdür; bize apaçık deliller ve hidayetle geldi, biz de ona icabet ettik ve itaat ettik.’ Bunu üç defa söyleyecek. Bunun üzerine ona: ‘Uyu! Senin ona gerçekten iman ettiğini zaten biliyorduk; salih bir kimse olarak uyu’ denilecek. Münafık veya şüphe içinde olan kimseye gelince o şöyle diyecektir: ‘Bilmiyorum; insanların bir şeyler söylediğini işittim, ben de onlar gibi söyledim.’”