906_3. Hadis
وَحَدَّثَنِي أَحْمَدُ بْنُ سَعِيدٍ الدَّارِمِيُّ، حَدَّثَنَا حَبَّانُ، حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، حَدَّثَنَا مَنْصُورٌ، عَنْ أُمِّهِ، عَنْ أَسْمَاءَ بِنْتِ أَبِي بَكْرٍ، قَالَتْ كَسَفَتِ الشَّمْسُ عَلَى عَهْدِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَفَزِعَ فَأَخْطَأَ بِدِرْعٍ حَتَّى أُدْرِكَ بِرِدَائِهِ بَعْدَ ذَلِكَ قَالَتْ فَقَضَيْتُ حَاجَتِي ثُمَّ جِئْتُ وَدَخَلْتُ الْمَسْجِدَ فَرَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَائِمًا فَقُمْتُ مَعَهُ فَأَطَالَ الْقِيَامَ حَتَّى رَأَيْتُنِي أُرِيدُ أَنْ أَجْلِسَ ثُمَّ أَلْتَفِتُ إِلَى الْمَرْأَةِ الضَّعِيفَةِ فَأَقُولُ هَذِهِ أَضْعَفُ مِنِّي . فَأَقُومُ فَرَكَعَ فَأَطَالَ الرُّكُوعَ ثُمَّ رَفَعَ رَأْسَهُ فَأَطَالَ الْقِيَامَ حَتَّى لَوْ أَنَّ رَجُلاً جَاءَ خُيِّلَ إِلَيْهِ أَنَّهُ لَمْ يَرْكَعْ .
Bana Ahmed b. Saîd ed-Dârimî anlattı; bize Habbân anlattı; bize Vuheyb anlattı; bize Mansûr, annesinden; o da Esmâ bint Ebî Bekr’den [naklettiğine göre]; [Esmâ] şöyle demiştir: “Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem zamanında güneş tutuldu. Nebi telaşla yerinden fırladı; yanlışlıkla bir gömlek aldı; nihayet daha sonra ridası kendisine yetiştirildi. Ben o sırada ihtiyacımı giderdim, sonra gelip mescide girdim. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem’i ayakta gördüm ve onunla birlikte namaza durdum. Kıyamı o kadar uzattı ki, bir ara oturmak istediğimi hissettim; sonra zayıf bir kadına bakıp: ‘Bu benden daha zayıf’ diyerek ayağa kalktım. Sonra Resulullah rüku etti ve rükuyu uzattı. Sonra başını kaldırdı ve kıyamı o kadar uzattı ki; eğer bir adam gelseydi, onun rüku etmediğini sanırdı.”