981. Hadis
حَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، أَحْمَدُ بْنُ عَمْرِو بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرِو بْنِ سَرْحٍ وَهَارُونُ بْنُ سَعِيدٍ الأَيْلِيُّ وَعَمْرُو بْنُ سَوَّادٍ وَالْوَلِيدُ بْنُ شُجَاعٍ كُلُّهُمْ عَنِ ابْنِ وَهْبٍ، قَالَ أَبُو الطَّاهِرِ أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ الْحَارِثِ، أَنَّ أَبَا الزُّبَيْرِ، حَدَّثَهُ أَنَّهُ، سَمِعَ جَابِرَ بْنَ، عَبْدِ اللَّهِ يَذْكُرُ أَنَّهُ سَمِعَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " فِيمَا سَقَتِ الأَنْهَارُ وَالْغَيْمُ الْعُشُورُ وَفِيمَا سُقِيَ بِالسَّانِيَةِ نِصْفُ الْعُشْرِ " .
Bana Ebu't-Tâhir Ahmed b. Amr b. Abdullah b. Amr b. Serh, Harun b. Said el-Eylî, Amr b. Sevvâd ve Velid b. Şücâ' anlattılar; hepsi İbn Vehb'den [naklettiler]. Ebu't-Tâhir [dedi ki]: Bize Abdullah b. Vehb haber verdi; o, Amr b. el-Hâris'ten; o da Ebu'z-Zübeyir'den; [Ebu'z-Zübeyir'in] kendisine anlattığına göre Cabir b. Abdullah'ı, Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'i [şöyle] buyururken işitmiş olarak zikretmiştir: “Irmakların ve bulutların suladığı şeylerde öşür (onda bir oranında zekât), sâniye (su taşıyan deve) ile sulanan şeylerde ise öşrün yarısı (yirmide bir oranında zekât) vardır.”