Zekât Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

985_2. Hadis

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ بْنِ قَعْنَبٍ، حَدَّثَنَا دَاوُدُ، - يَعْنِي ابْنَ قَيْسٍ - عَنْ عِيَاضِ، بْنِ عَبْدِ اللَّهِ عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ كُنَّا نُخْرِجُ إِذْ كَانَ فِينَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم زَكَاةَ الْفِطْرِ عَنْ كُلِّ صَغِيرٍ وَكَبِيرٍ حُرٍّ أَوْ مَمْلُوكٍ صَاعًا مِنْ طَعَامٍ أَوْ صَاعًا مِنْ أَقِطٍ أَوْ صَاعًا مِنْ شَعِيرٍ أَوْ صَاعًا مِنْ تَمْرٍ أَوْ صَاعًا مِنْ زَبِيبٍ فَلَمْ نَزَلْ نُخْرِجُهُ حَتَّى قَدِمَ عَلَيْنَا مُعَاوِيَةُ بْنُ أَبِي سُفْيَانَ حَاجًّا أَوْ مُعْتَمِرًا فَكَلَّمَ النَّاسَ عَلَى الْمِنْبَرِ فَكَانَ فِيمَا كَلَّمَ بِهِ النَّاسَ أَنْ قَالَ إِنِّي أُرَى أَنَّ مُدَّيْنِ مِنْ سَمْرَاءِ الشَّامِ تَعْدِلُ صَاعًا مِنْ تَمْرٍ فَأَخَذَ النَّاسُ بِذَلِكَ ‏.‏ قَالَ أَبُو سَعِيدٍ فَأَمَّا أَنَا فَلاَ أَزَالُ أُخْرِجُهُ كَمَا كُنْتُ أُخْرِجُهُ أَبَدًا مَا عِشْتُ ‏.‏

Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb anlattı; bize Dâvûd -yani İbn Kays- anlattı; o, İyâz b. Abdullah'tan; o da Ebu Said el-Hudrî'den; [naklettiğine göre] şöyle demiştir: “Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem aramızdayken fıtır sadakasını (fitreyi); her küçük ve büyük, hür veya köle için bir sâ' yiyecek veya bir sâ' akıt veya bir sâ' arpa veya bir sâ' kuru hurma veya bir sâ' kuru üzüm olarak verirdik. Muâviye b. Ebî Süfyân hac veya umre için aramıza gelene kadar bunu böylece vermeye devam ettik. [Muâviye] minberde insanlara hitap etti; onlara söyledikleri arasında şunlar da vardı: ‘Ben, Şam'ın esmer buğdayından iki müddün, bir sâ' kuru hurmaya denk geldiğini görüyorum (düşünüyorum).’ İnsanlar da bunu böylece benimsediler. Ebu Said [şöyle] dedi: ‘Bana gelince; ben sağ olduğum sürece bunu, eskiden verdiğim gibi [bir sâ' olarak] vermeye devam edeceğim.’”