1111_1. Hadis
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ وَابْنُ نُمَيْرٍ كُلُّهُمْ عَنِ ابْنِ عُيَيْنَةَ، - قَالَ يَحْيَى أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، - عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ، الرَّحْمَنِ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، - رضى الله عنه - قَالَ جَاءَ رَجُلٌ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ هَلَكْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ . قَالَ " وَمَا أَهْلَكَكَ " . قَالَ وَقَعْتُ عَلَى امْرَأَتِي فِي رَمَضَانَ . قَالَ " هَلْ تَجِدُ مَا تُعْتِقُ رَقَبَةً " . قَالَ لاَ . قَالَ " فَهَلْ تَسْتَطِيعُ أَنْ تَصُومَ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِ " . قَالَ لاَ . قَالَ " فَهَلْ تَجِدُ مَا تُطْعِمُ سِتِّينَ مِسْكِينًا " . قَالَ لاَ - قَالَ - ثُمَّ جَلَسَ فَأُتِيَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِعَرَقٍ فِيهِ تَمْرٌ . فَقَالَ " تَصَدَّقْ بِهَذَا " . قَالَ أَفْقَرَ مِنَّا فَمَا بَيْنَ لاَبَتَيْهَا أَهْلُ بَيْتٍ أَحْوَجُ إِلَيْهِ مِنَّا . فَضَحِكَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم حَتَّى بَدَتْ أَنْيَابُهُ ثُمَّ قَالَ " اذْهَبْ فَأَطْعِمْهُ أَهْلَكَ " .
Bize Yahyâ b. Yahyâ, Ebû Bekir b. Ebî Şeybe, Züheyr b. Harb ve İbn Nümeyr hep birden İbn Uyeyne'den rivayet ettiler. Yahyâ: Bize Süfyan b. Uyeyne, Zührî'den haber verdi dedi. O Humeyd b. Abdurrahman'dan, o da Ebû Hüreyre radıyallâhu anh'dan naklettiğine göre şöyle demiştir: Bir adam Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'e gelerek: "Helak oldum ey Resûlullah!" dedi. (Resûlullah): "Seni helak eden nedir?" diye sordu. (Adam): "Ramazan'da eşimle cinsel ilişkide bulundum." dedi. (Resûlullah): "Bir köle azat edecek (imkan) bulabiliyor musun?" diye sordu. (Adam): "Hayır." dedi. (Resûlullah): "Peki, peş peşe iki ay oruç tutmaya gücün yeter mi?" diye sordu. (Adam): "Hayır." dedi. (Resûlullah): "Peki, altmış fakiri doyuracak (imkan) bulabiliyor musun?" diye sordu. (Adam): "Hayır." dedi. (Ravi) dedi ki: Sonra (adam) oturdu. Derken Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'e içinde hurma bulunan bir 'arak' (ölçek/sepet) getirildi. (Nebi): "Bunu (al da) sadaka olarak dağıt!" buyurdu. (Adam): "Bizden daha fakirine mi? (Vallahi) Medine'nin iki kara taşlığı arasında buna bizden daha muhtaç bir ev halkı yoktur." dedi. Bunun üzerine Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem azı dişleri görününceye kadar güldü, sonra: "Git de bunu ailene yedir!" buyurdu.