1159_6. Hadis
وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، قَالَ سَمِعْتُ عَطَاءً، يَزْعُمُ أَنَّ أَبَا الْعَبَّاسِ، أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، سَمِعَ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ، - رضى الله عنهما - يَقُولُ بَلَغَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَنِّي أَصُومُ أَسْرُدُ وَأُصَلِّي اللَّيْلَ فَإِمَّا أَرْسَلَ إِلَىَّ وَإِمَّا لَقِيتُهُ فَقَالَ " أَلَمْ أُخْبَرْ أَنَّكَ تَصُومُ وَلاَ تُفْطِرُ وَتُصَلِّي اللَّيْلَ فَلاَ تَفْعَلْ فَإِنَّ لِعَيْنِكَ حَظًّا وَلِنَفْسِكَ حَظًّا وَلأَهْلِكَ حَظًّا . فَصُمْ وَأَفْطِرْ وَصَلِّ وَنَمْ وَصُمْ مِنْ كُلِّ عَشْرَةِ أَيَّامٍ يَوْمًا وَلَكَ أَجْرُ تِسْعَةٍ " . قَالَ إِنِّي أَجِدُنِي أَقْوَى مِنْ ذَلِكَ يَا نَبِيَّ اللَّهِ . قَالَ " فَصُمْ صِيَامَ دَاوُدَ عَلَيْهِ السَّلاَمُ " . قَالَ وَكَيْفَ كَانَ دَاوُدُ يَصُومُ يَا نَبِيَّ اللَّهِ قَالَ " كَانَ يَصُومُ يَوْمًا وَيُفْطِرُ يَوْمًا وَلاَ يَفِرُّ إِذَا لاَقَى " . قَالَ مَنْ لِي بِهَذِهِ يَا نَبِيَّ اللَّهِ قَالَ عَطَاءٌ فَلاَ أَدْرِي كَيْفَ ذَكَرَ صِيَامَ الأَبَدِ . فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " لاَ صَامَ مَنْ صَامَ الأَبَدَ لاَ صَامَ مَنْ صَامَ الأَبَدَ لاَ صَامَ مَنْ صَامَ الأَبَدَ " .
Ve bana Muhammed b. Rafi' anlattı; Bize Abdürrezzak anlattı; Bize İbn Cüreyc haber verdi; dedi ki: Ata'nın şöyle belirttiğini işittim: Ebu'l-Abbas ona haber vermiş; o Abdullah b. Amr b. el-As radıyallahu anhuma'yı şöyle derken işitmiş: “Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'e benim sürekli oruç tuttuğum ve gece boyu namaz kıldığım haberi ulaştı. Bunun üzerine ya O bana haber gönderdi ya da ben O'nunla karşılaştım. Buyurdu ki: «Senin [hiç] bozmadan oruç tuttuğun ve gece boyu namaz kıldığın haberi bana ulaşmadı mı? Sakın böyle yapma; zira gözünün senin üzerinde hakkı vardır, nefsinin senin üzerinde hakkı vardır, ailenin senin üzerinde hakkı vardır. O halde [bazı günler] oruç tut, [bazı günler] tutma; [gecenin bir kısmında] namaz kıl, [bir kısmında] uyu. Her on günde bir gün oruç tut; geri kalan dokuz günün ecri de sana [verilir].» Ben: «Ey Allah'ın Nebisi! Ben kendimi bundan daha fazlasına güçlü buluyorum» dedim. «O halde Davud [aleyhisselâm]'ın orucunu tut» buyurdu. «Ey Allah'ın Nebisi, Davud nasıl oruç tutardı?» diye sordum. «Bir gün oruç tutar, bir gün tutmazdı; [düşmanla] karşılaştığında da asla kaçmazdı» buyurdu. [Abdullah]: «Ey Allah'ın Nebisi! Ben bu seviyeye nasıl ulaşabilirim?» dedi.” Ata dedi ki: “Ebedi oruçtan [savm-ı ebed] nasıl bahsedildiğini tam hatırlamıyorum.” [Ancak] Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Ebediyen [hiç bozmadan] oruç tutan, oruç tutmuş sayılmaz! Ebediyen oruç tutan, oruç tutmuş sayılmaz! Ebediyen oruç tutan, oruç tutmuş sayılmaz!”