Hac Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1180_5. Hadis

وَحَدَّثَنِي إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، أَخْبَرَنَا أَبُو عَلِيٍّ، عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الْمَجِيدِ حَدَّثَنَا رَبَاحُ بْنُ أَبِي مَعْرُوفٍ، قَالَ سَمِعْتُ عَطَاءً، قَالَ أَخْبَرَنِي صَفْوَانُ بْنُ يَعْلَى، عَنْ أَبِيهِ، - رضى الله عنه - قَالَ كُنَّا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَتَاهُ رَجُلٌ عَلَيْهِ جُبَّةٌ بِهَا أَثَرٌ مِنْ خَلُوقٍ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي أَحْرَمْتُ بِعُمْرَةٍ فَكَيْفَ أَفْعَلُ فَسَكَتَ عَنْهُ فَلَمْ يَرْجِعْ إِلَيْهِ وَكَانَ عُمَرُ يَسْتُرُهُ إِذَا أُنْزِلَ عَلَيْهِ الْوَحْىُ يُظِلُّهُ فَقُلْتُ لِعُمَرَ - رضى الله عنه - إِنِّي أُحِبُّ إِذَا أُنْزِلَ عَلَيْهِ الْوَحْىُ أَنْ أُدْخِلَ رَأْسِي مَعَهُ فِي الثَّوْبِ ‏.‏ فَلَمَّا أُنْزِلَ عَلَيْهِ خَمَّرَهُ عُمَرُ - رضى الله عنه - بِالثَّوْبِ فَجِئْتُهُ فَأَدْخَلْتُ رَأْسِي مَعَهُ فِي الثَّوْبِ فَنَظَرْتُ إِلَيْهِ فَلَمَّا سُرِّيَ عَنْهُ قَالَ ‏"‏ أَيْنَ السَّائِلُ آنِفًا عَنِ الْعُمْرَةِ ‏"‏ ‏.‏ فَقَامَ إِلَيْهِ الرَّجُلُ فَقَالَ ‏"‏ انْزِعْ عَنْكَ جُبَّتَكَ وَاغْسِلْ أَثَرَ الْخَلُوقِ الَّذِي بِكَ وَافْعَلْ فِي عُمْرَتِكَ مَا كُنْتَ فَاعِلاً فِي حَجِّكَ ‏"‏ ‏.‏

Ve bana İshak b. Mansur anlattı; Bize Ebu Ali Ubeydullah b. Abdülmecid haber verdi; Bize Rabah b. Ebi Maruf anlattı; dedi ki: Ata'nın şöyle dediğini işittim: Bana Safvan b. Ya'la, babasından [naklederek] anlattı; dedi ki: “Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikteydik. O'na üzerinde haluk izi bulunan bir cübbe giymiş bir adam geldi ve: «Ey Allah'ın Resulü! Umre için ihrama girdim; ne yapayım?» dedi. Resulullah sustu ve [bir süre] ona cevap vermedi. Ömer, O'na vahiy indiğinde O'nun üzerini örter ve O'nu gölgelerdi. Ömer radıyallahu anh'a: «Resulullah'a vahiy inerken başımı O'nunla birlikte örtünün altına sokmayı çok isterim» dedim. O'na vahiy inince Ömer radıyallahu anh O'nu örtüyle örttü. Ben de gelip başımı O'nunla birlikte örtünün altına soktum ve O'na baktım. Vahiy hali O'ndan geçtiğinde: «Az önce umre hakkında soru soran nerede?» buyurdu. Adam O'nun yanına kalkıp geldi. Resulullah: «Cübbeni çıkar, üzerindeki haluk izini yıka ve haccında ne yapacaksan umrende de öyle yap» buyurdu.”