1192_1. Hadis
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ مَنْصُورٍ، وَأَبُو كَامِلٍ جَمِيعًا عَنْ أَبِي عَوَانَةَ، - قَالَ سَعِيدٌ حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، - عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْتَشِرِ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ سَأَلْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ - رضى الله عنهما - عَنِ الرَّجُلِ، يَتَطَيَّبُ ثُمَّ يُصْبِحُ مُحْرِمًا فَقَالَ مَا أُحِبُّ أَنْ أُصْبِحَ مُحْرِمًا أَنْضَخُ طِيبًا لأَنْ أَطَّلِيَ بِقَطِرَانٍ أَحَبُّ إِلَىَّ مِنْ أَنْ أَفْعَلَ ذَلِكَ . فَدَخَلْتُ عَلَى عَائِشَةَ - رضى الله عنها - فَأَخْبَرْتُهَا أَنَّ ابْنَ عُمَرَ قَالَ مَا أُحِبُّ أَنْ أُصْبِحَ مُحْرِمًا أَنْضَخُ طِيبًا لأَنْ أَطَّلِيَ بِقَطِرَانٍ أَحَبُّ إِلَىَّ مِنْ أَنْ أَفْعَلَ ذَلِكَ . فَقَالَتْ عَائِشَةُ أَنَا طَيَّبْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عِنْدَ إِحْرَامِهِ ثُمَّ طَافَ فِي نِسَائِهِ ثُمَّ أَصْبَحَ مُحْرِمًا .
Bize Saîd b. Mansûr ve Ebû Kâmil hep birden Ebû Avâne'den rivayet ettiler. Saîd: Bize Ebû Avâne, İbrahim b. Muhammed b. el-Münteşir'den anlattı dedi. O babasından (nakletti; babası) şöyle demiştir: Abdullah b. Ömer radıyallâhu anhümâ'ya; (güzel koku) sürünüp sonra cünüp/muhrim olarak sabahlayan adamın durumunu sordum. (İbn Ömer): "Koku saçarak muhrim olarak sabahlamaktansa, üzerime katran sürülmesini daha çok severim." dedi. Bunun üzerine Âişe radıyallâhu anhâ'nın yanına girip İbn Ömer'in: "Koku saçarak muhrim olarak sabahlamaktansa, üzerime katran sürülmesini daha çok severim." dediğini ona haber verdim. Âişe (şöyle) dedi: "Ben, ihrama girerken Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e güzel koku sürdüm. Sonra kadınlarını (eşlerini) dolaştı (ziyaret etti), sonra da muhrim olarak sabahladı."